Makedon golcü Pandev, Inter yolundaTekin, il başkanlığında CHP Milletvekilleri Çetin Soysal ve Mehmet Sevigen, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ve il sekreteri Mehmet Uğur Afacan ile düzenlediği basın toplantısında, ”Kadıköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin verdiği kararın belgelerini, hukuka saygılı bir sadelik içinde paylaşmak zorunluluğu hissettiğini” söyledi. Basın mensuplarına ruhsat verdiği Kadıköy Suadiye’deki sinemaya ait bilgi ve belgeleri gösteren Tekin, mahkemenin kararını bilirkişi raporuna dayandırdığını kaydetti. Tekin, bilirkişi raporunun sonuç bölümünde, ”Gürsel Tekin’in belediye encümenine ait ruhsat verme yetkisini, belediye encümenini by-pass ederek, mevzuata aykırı iş yeri açma ve çalışma ruhsatı vermesi nedeniyle görevini kötüye kullandığı, Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesinde aranan kişilere haksız kazanç sağlaması nedeniyle suçun unsurlarının sanık yönünden gerçekleşmiş olduğu tespit edilmiştir” denildiğini anlattı.İş yeri açma ve çalışma ruhsatı verme yetkisinin belediye encümeninin yetkisinde olmadığını kaydeden Tekin, konuyu düzenleyen İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 6. maddesinin 2. fıkrasının ”İş yeri ruhsatları, yetkili idarelerin en üst amiri veya görevlendireceği yetkili tarafından bu yönetmelikte öngörülen sürede imzalanır. Ruhsat için meclis veya encümen tarafından bir karar alınmaz” hükümlerini içerdiğini anımsattı. Tekin, ”Encümende olmayan yetkinin tarafımdan by-pass edilmesi iddiası hem komik, hem hukuksuz, hem de maksatlıdır” dedi. Gürsel Tekin, bir gazetecinin, ”Kararı siyasi olarak mı değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine, ”Hukukçu olmaya gerek yok. Her vatandaş kararı okuduğunda ne kadar siyasi olduğunu görecektir” diye konuştu. Kadıköy Belediyesinde görev yaptığı 10 yıl boyunca hiç soruşturma görmediğini belirten Tekin, davanın, 2008 yılında muhalefet ve çetelerle hesaplaşırken açılmasını manidar bulduğunu söyledi. Tekin, ”Mahkeme 200 yıl ceza verse de davamdan vazgeçmem. Benim verdiğim ruhsat tamamen yasaya uygundur. İstanbul’da söz konusu sinemanın dışında ruhsatlı yerlerin sayısı yüzde 5-10′dur. Yüzde 90′ı yasalara ve mevzuata uygun değildir. Bunu da herkes bilsin. Belediye mevzuatında değişiklik yapılması gerekiyor” görüşünü dile getirdi. Kararı temyiz edeceğini bildiren Tekin, ”Eğer bu ülkede hukuk işliyorsa, karar kesinlikle bizim lehimize dönecektir” dedi. Tekin, bir gazetecinin ”Mahkeme süresince gerekli bilgi ve belgeleri mahkemeye sunmadınız mı?” sorusuna şu yanıtı verdi: ”Belediyeden evraklar istenmiş, eksik evrak gitmiş olabilir. Doğrusu ben de ciddiye almadım. Tamamen mevzuata uygun bir ruhsat vereceksin, ‘Bana ceza gelir mi, gelmez mi?’ kaygısı içinde olacaksın. Böyle bir şey olabilir mi? Hiç düşünemedim. Önemli değil, demek ki düşünmemiz gerekiyormuş. Bundan sonra bu tür dosyalara daha itinalı bakmamız gerekiyor. ‘Nasıl olsa hukuk siyasal bir şekilde işlemez, yasa ile işler’ diye düşündüğüm için buna gerek duymadım ama ne yazık ki böyle değilmiş yanılmışım.”Gürsel Tekin, basın toplantısının sonunda 2010 yılının barış, kardeşlik ve sevgi yılı olmasını dileyerek, herkesin yeni yılını kutladı. Kadıköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi, Gürsel Tekin’i ”görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi belgeyi sahte olarak düzenlemek” suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırmıştı.Tekin, il başkanlığında CHP Milletvekilleri Çetin Soysal ve Mehmet Sevigen, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ve il sekreteri Mehmet Uğur Afacan ile düzenlediği basın toplantısında, ”Kadıköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin verdiği kararın belgelerini, hukuka saygılı bir sadelik içinde paylaşmak zorunluluğu hissettiğini” söyledi. Basın mensuplarına ruhsat verdiği Kadıköy Suadiye’deki sinemaya ait bilgi ve belgeleri gösteren Tekin, mahkemenin kararını bilirkişi raporuna dayandırdığını kaydetti. Tekin, bilirkişi raporunun sonuç bölümünde, ”Gürsel Tekin’in belediye encümenine ait ruhsat verme yetkisini, belediye encümenini by-pass ederek, mevzuata aykırı iş yeri açma ve çalışma ruhsatı vermesi nedeniyle görevini kötüye kullandığı, Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesinde aranan kişilere haksız kazanç sağlaması nedeniyle suçun unsurlarının sanık yönünden gerçekleşmiş olduğu tespit edilmiştir” denildiğini anlattı.İş yeri açma ve çalışma ruhsatı verme yetkisinin belediye encümeninin yetkisinde olmadığını kaydeden Tekin, konuyu düzenleyen İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 6. maddesinin 2. fıkrasının ”İş yeri ruhsatları, yetkili idarelerin en üst amiri veya görevlendireceği yetkili tarafından bu yönetmelikte öngörülen sürede imzalanır. Ruhsat için meclis veya encümen tarafından bir karar alınmaz” hükümlerini içerdiğini anımsattı. Tekin, ”Encümende olmayan yetkinin tarafımdan by-pass edilmesi iddiası hem komik, hem hukuksuz, hem de maksatlıdır” dedi. Gürsel Tekin, bir gazetecinin, ”Kararı siyasi olarak mı değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine, ”Hukukçu olmaya gerek yok. Her vatandaş kararı okuduğunda ne kadar siyasi olduğunu görecektir” diye konuştu. Kadıköy Belediyesinde görev yaptığı 10 yıl boyunca hiç soruşturma görmediğini belirten Tekin, davanın, 2008 yılında muhalefet ve çetelerle hesaplaşırken açılmasını manidar bulduğunu söyledi. Tekin, ”Mahkeme 200 yıl ceza verse de davamdan vazgeçmem. Benim verdiğim ruhsat tamamen yasaya uygundur. İstanbul’da söz konusu sinemanın dışında ruhsatlı yerlerin sayısı yüzde 5-10′dur. Yüzde 90′ı yasalara ve mevzuata uygun değildir. Bunu da herkes bilsin. Belediye mevzuatında değişiklik yapılması gerekiyor” görüşünü dile getirdi. Kararı temyiz edeceğini bildiren Tekin, ”Eğer bu ülkede hukuk işliyorsa, karar kesinlikle bizim lehimize dönecektir” dedi. Tekin, bir gazetecinin ”Mahkeme süresince gerekli bilgi ve belgeleri mahkemeye sunmadınız mı?” sorusuna şu yanıtı verdi: ”Belediyeden evraklar istenmiş, eksik evrak gitmiş olabilir. Doğrusu ben de ciddiye almadım. Tamamen mevzuata uygun bir ruhsat vereceksin, ‘Bana ceza gelir mi, gelmez mi?’ kaygısı içinde olacaksın. Böyle bir şey olabilir mi? Hiç düşünemedim. Önemli değil, demek ki düşünmemiz gerekiyormuş. Bundan sonra bu tür dosyalara daha itinalı bakmamız gerekiyor. ‘Nasıl olsa hukuk siyasal bir şekilde işlemez, yasa ile işler’ diye düşündüğüm için buna gerek duymadım ama ne yazık ki böyle değilmiş yanılmışım.”Gürsel Tekin, basın toplantısının sonunda 2010 yılının barış, kardeşlik ve sevgi yılı olmasını dileyerek, herkesin yeni yılını kutladı. Kadıköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi, Gürsel Tekin’i ”görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi belgeyi sahte olarak düzenlemek” suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırmıştı.Şampiyonluk mücadelesi verdiği rakiplerine göre ikinci yarı hazırlıklarına erken başlayan siyah-beyazlı takım, bu sabah yaptığı antrenmanla hazırlıklarını sürdürdü. BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde teknik direktör Mustafa Denizli yönetiminde günün ilk idmanını yapan siyah-beyazlı takım, çalışmanın ilk bölümünde kondisyon ağırlıklı bir idman yaptı. Kondisyon çalışmasının ardından siyah-beyazlı takım, iki devreli çift kale maç oynadı.Beşiktaş’ın bugünkü antrenmanına sakatlıkları bulunan Rüştü, Delgado, Hakan, Ferrari ve İbrahim Kaş ile transferi gündemde olan Batuhan Karadeniz katılmadı. Gribal enfeksiyon geçirdiği için dünkü idmana katılmayan Erkan Zengin de bugün takımla birlikte çalıştı.UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 30 Eylül’de CSKA Moskova ile deplasmanda yapılan maçta sakatlanan Holosko, 3 ay sonra takımla çalışmalara başladı.Uzun süreli tedavisinin ardından dün takımdan ayrı koşu yapan Slovak oyuncu, bugün gerçekleştirilen idmanda takımla birlikte idmana çıktı. Takımla kondisyon çalışmasına katılan Holosko, çift kale maçta da yer aldı. Slovak yıldızın kontrollü bir şekilde çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi.Sezon başından beri teknik direktör Mustafa Denizli tarafından fazla şans tanımayan genç oyuncu Batuhan Karadeniz, bugünkü idmanda da yer almadı.Batuhan’ın transferi için Eskişehirspor ve Beşiktaş kulüpleri arasında görüşmelerin sürdüğü, her iki kulüp arasında anlaşmanın yakın olduğu ve bu konunun bir iki gün içinde netlik kazanacağı öğrenildi.Rüştü’nün Bursaspor maçında sakatlanıp oyunu terketmesinin ardından kaleye geçen ve Ziraat Türkiye Kupası’nda Manisaspor karşısındaki performansıyla eleştirilen Korcan Çelikay, tek kaleci olarak idmanlara çıkıyor.Rüştü ve Hakan’ın yokluğunun yanı sıra yeni transfer Ramazan Özcan’ın da henüz takıma katılmaması nedeniyle Korcan, tek kaleci olarak antrenmanlarda yer alıyor.Çift kale maçta da tek kalan Korcan ile birlikte antrenör Zafer Öger’in maçlarda kaleye geçtiği öğrenildi.Bu arada futbolcuların kondisyon çalışmaları sırasında Zafer Öger yönetiminde çalışan Korcan, teknik direktör Mustafa Denizli’nin şutunda gol yemekten kurtulamadı. Yakın mesafeden şut çeken Denizli, sert kullanmadığı vuruşta, Korcan’ı ters köşeye yatırdı.Beşiktaş’ın, iki kalecisi Rüştü ve Hakan’ın uzun süreli sakatlığı nedeniyle Almanya’nın Hoffenheim takımından kiralık olarak aldığı kaleci Ramazan Özcan’ın yarın İstanbul’a geleceği bildirildi.Yarın öğleden sonra Almanya’dan İstanbul’a gelecek Ramazan, takımla birlikte çalışmalara başlayacak.Aksu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısına, 2010 yılının herkes için mutlu ve huzurlu geçmesi dileğinde bulunarak başladı. AK Parti’nin göreve geldiği ilk günden bu güne bir dakika boş durmadıklarını anlatan Aksu, içte ve dışta güçlü adımlar atarak, tarihi işlere imza attıklarını söyledi. Bugüne kadar ancak hayal edilebilen işleri icra ettiklerini, alışkanlıkları değiştirdiklerini, tabuları yıktıklarını dile getiren Aksu, şöyle konuştu: ”Bizim bir işe girerken ölçütümüz, o işin zorluğu veya kolaylığı değil, bu ülke için aziz milletimiz için gerekli olup olmadığı, milletimizin menfaatine olup olmadığıdır. Biz bir icraata girişirken ölçütümüz, partimizin oy kazanıp kaybetmesi değil, milletimizin ne kazanacağıdır. Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın, biz bir işe girerken ‘o ne der, bu ne der’ değil, ‘milletimiz ne der’ diye düşünürüz. Milletimize hizmet yolunda kimsenin nasırına basmaktan korkmayız. Bizim yaslandığımız yer insanımızın vicdanıdır. Biz bir işe girerken menfaat odaklarını ürkütmekten çekinmeyiz, tehditlere kulak asmayız. Kuvvetimizin kaynağı milletimizden aldığımız cesarettir. Biz içte ve dışta kardeşlik bağlarımızı güçlendirirken, yine içte ve dışta hiç bir güç odağının gözünün içine bakmayız, icazetin peşinde koşmayız. Biz, milletimizin gözünün içine bakarız.” Milli birlik ve kardeşlik girişimini başlatırken, zorlukların, sabotajların, dirençlerin karşılarına çıkacağını bildiklerini belirten Aksu, ”Buradan ilan ediyorum, kimse bu konudaki kararlılığımızı test etmesin. Başlattığımız süreç milletimizin hak ettiği mutluluğu ve huzuru bulması için atılmış bir adımdır ve bu konudaki kararlılığımız, ‘bir yanıma ayı, bir yanıma güneşi koysalar bu işten vazgeçmem’ düzeyindedir” dedi. Halkın çok daha iyi yaşam şartlarını hak ettiğini, ancak yıllarca ülkenin maddi ve manevi kaynaklarının, enerjisinin iç çekişmelerle heba edildiğini kaydeden Aksu, AK Parti’nin tek başına iktidar sorumluluğu almasıyla birlikte bu gidişe dur dediklerini söyledi. Aksu, sözlerine şöyle devam etti: ”Başlattığımız girişim milletimizin geniş desteğini aldı, ancak millete kulak vermesi gereken muhalefet partilerinin tepkisini çekti. Ne dedi AK Parti de muhalefetimiz şanlı bir direnişe gitti? Analar ağlamasın, kardeş kavgası son bulsun, akan kan dursun dedik. Demeyecek miydik? Herkes demokrasinin nimetlerinden eşit şekilde yararlanmalı dedik. Demeyecek miydik? Milletimizin arasında derin bağları koparmaya çalışanların, düşmanlık tohumları ekenlerin planlarını başlarına geçirmeyecek miydik? Devlet içinde devlet kurmaya çalışanların, çetelerin hakkından gelmeyecek miydik? Bu milletin geleceği üzerinde pusu kuranlara, sabotajlar yapanlara, şer odaklarına dur demeyecek miydik? Tuzak kuranların tuzaklarını başlarına yıkmayacak mıydık? Bu ülkeyi karanlık amaçlarıyla kuşatmak isteyenlere seyirci mi kalacaktık? Meydanı boş mu bırakacaktık. İnsanımızın, aydınlarımızın, yargı mensuplarımızın, gazetecilerimizin siyasetçilerimizin hayatlarına kast eden çetelerle, suç örgütleriyle sonuna kadar gittiği yere kadar mücadele vermeyecek miydik? Herkes aklını başına almalıdır. Kimse bizi geçmişteki iktidarlarla karıştırmasın. Suya sabuna dokunmayan, günü birlik kararlar alan, zayıf, ürkek, gölgesinden korkan partilerin iktidar dönemleri AK Parti’nin iktidarı devralmasıyla artık geçmişte kaldı.”AK parti iktidarının milletin beklentilerine yerine getirmek için çalıştığını, bundan sonra da böyle yapmaya devam edeceğini belirten Aksu, ”Yeni yılda memleketin, milletin faydası için muhalefetin inadı bırakıp ülkenin istikbali için iktidarla sağlıklı bir diyalog içerisine girmesini bekliyoruz. Türkiye siyaseti üzerinde sözü olan herkesin geride bıraktığımız sürecin sağlıklı bir muhasebesini yapmasını, özeleştiri yapmayı ihmal etmemesini ve karşısındakilerin duygularını anlamaya çalışmasını diliyorum” diye konuştu.Aksu, 2010 yılı ile içine girilen yeni 10 yıllık sürecin duvarların değil, köprülerin dönemi olmasını, demokrasinin herkesin içine sindiği, hukukun üstünlüğünün tartışmasız kabul edildiği, demokratlığın sözden ziyade özden yaşandığı bir yıl dilediğini de dile getirdi.-”HERKES HUKUKUN GEREĞİNİ YAPSIN”- Aksu, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. AK Parti’nin dün yapılan MYK toplantısında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ”IMF ile görüşmelerin sonuna gelindiği ve 2 yıllık anlaşmanın imzalanacağı” yönünde ifadelerinin olduğuna ilişkin haberler çıktığı belirtilerek, Erdoğan’ın toplantıdaki değerlendirmesinin ne olduğunun sorulması üzerine, Aksu, ”Sayın Başbakan olayları değerlendirirken IMF ile de değerli Bakanımız Ali Babacan’ın görüşmeleri devam ettirdiğini ve olumlu yolda ilerlediğini beyan etmiştir. Bundan fazla bir değerlendirme yok” karşılığını verdi.Kapatılan DTP’nin eski milletvekilleri Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’un adliye gittiği, ancak diğer milletvekillerinin gitmeyecekleri yönünde açıklamaları olduğu ifade edilerek, ”Siz onlara buradan bir çağrıda bulunacak mısınız? süreci nasıl değerlendireceksiniz?’’sorusu üzerine de ”Bu arkadaşlar hukukun gereğini yerine getirdiler. Biz temenni ediyoruz, umuyoruz ki herkes hukuka uygun hareket etsin, hukukun gereğini yapsın” dedi.Baykal, yaptığı yazılı açıklamada, yeni yıla girerken ”Cumhuriyetin kazanımları ile hukuk devleti anlayışının ayaklar altına alındığı, yazarlar, çizerler, aydınlar, dekanlar, rektörlerin yanı sıra TSK’nın bile şüpheli konumuna düşürüldüğü, töhmet altında tutulduğu bir süreçten geçildiğini” savundu.Baykal, mesajında şunları kaydetti:”2010 yılının, bu sıkıntıların aşıldığı, hukukun egemen olduğu, birileri dokunulmazlık zırhına sarılarak ortalarda dolaşır ve sürekli hesap vermekten kaçarken, ucu iktidara kadar uzanan yargılamaların önünün artık tıkanmaması, özgürlüklerinden yoksun bırakılmış namuslu, dürüst, demokrat bir çok aydının Ergenekon suçlusu olarak büyük acılarla karşı karşıya bırakılmaması, Silivri’de bedel ödemeye devam etmemesi, insanlarımızın onurlarını korumak için intihar ederek yaşamına son verme gibi insanlık adına düşünülmemesi gereken bir sonla karşılaşmaması, terör örgütü yöneticileri davul zurna ile karşılanırken, İstanbul’da Ankara’da işçilerin gazlanmadığı, öğrenciler dahil, hak arayanların coplanmadığı, gazimizin yol kenarında açlıktan ölmediği, milyonlarca insanımızın açlık sınırı altında yaşamadığı, iş adamlarının ekonomik sorunları nedeniyle intihar etmediği, yeni yılın kaynaşmış, kardeşleşmiş milletimizin ayrıştırılmadığı bir yıl olmasını diliyorum. Artık açık bir şekilde ortaya çıkmıştır ki, ırka, dine, dile, mezhebe, cinsiyete dayalı hesaplaşmalardan, yolsuzluk ve kirlilikten uzak bir yıl, ancak yeni bir yapılanma ve demokratik yollardan bu iktidardan kurtulmak ile mümkündür. Bu nedenle herkesin, hepimizin demokratik hak ve hukukunu koruyarak Türkiye’ye sahip çıkması, yokluktan, yoksulluktan, işsizlikten, çaresizlikten daha az söz edilmesi ve yarınlara umutla bakılabilen bir yıl olması dileğiyle yeni yılınızı içtenlikle kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”Sultanbeyli Belediyesi uzun süredir çalışmalarını sürdürdüğü yeni logonun açılışını yaptı. Dünyada İstanbul’un ismini taşıyan tek çiçek olan İstanbul çiçeği, Sultanbeyli’nin yeni logosu olarak düzenlenen programla tanıtıldı.
Dünyada sadece Aydos Tepesi’nde yetişen, adında İstanbul’un ismini taşıyan tek çiçek olan “Crocus olivieri istanbulensis”, Sultanbeyli Belediyesi’nin logosuna taşındı. 7 Aralık Günü Belediye Meclisi’nde kabul edilen logonun kurumsal çalışmalarının tamamlanmasının ardından Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde büyük bir Tanıtım Programı düzenlendi.
Programa Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin’le beraber, Ak Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş, Sultanbeyli Kaymakamı Mehmet Ceylan, Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara, Ak Parti Sultanbeyli İlçe Başkanı Ali Sevinç, Sultanbeyli İlçe Milli Eğitim Müdürü Hamit Çakır, ilçe yöneticileri, parti teşkilatları, dernekler, sivil toplum kuruluşları, mahalle muhtarları, yerel ve ulusal basın mensupları ile çok sayıda vatandaş katıldı.Müzik dinletisiyle başlayan program, logonun ilham kaynağı olan İstanbul çiçeğinin tanıtılmasıyla devam etti. Başkan Hüseyin Keskin, yaptığı konuşmada Sultanbeyli’yi daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için yaptıkları çalışmaların dışında, ilçenin bilinen olumsuz imajının hafızalardan silinmesi için gayret gösterdiklerinin altını çizdi. “Sultanbeyli, coğrafi olarak bulunduğu konum sebebiyle İstanbul’un Anadolu yakasında, yakın geleceğin parlayan yıldızı olma yolunda kararlılıkla ilerliyor. Yöneticiler olarak bu gelişime ve değişime hız kazandırmak adına var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.” dedi. “Bulunduğumuz her ortamda, görüştüğümüz her yetkiliye ilçemizi yeniden anlatıyoruz.” diyen Keskin, Sultanbeyli’nin vatandaşlar tarafından işgal edilmiş bir alan olmadığının, tamamının orman alanı veya hazine arazisinde bulunduğu algısının yanlış olduğunun altını çizdi.Sultanbeyli’de devam eden projelerden bahseden Keskin, TEM Otoyolu giriş-çıkış projesi, kültürel ve sosyal yenilikler ile alt yapıyla ilgili çalışmaları özetledi ve “Sultanbeyli 2010 Kültür Başkenti İstanbul’a yakışır bir ilçe olacak” dedi. Belediyenin yeni logosuyla ilgili açıklamalarında Keskin, “dünyada sadece Aydos tepesinde yetişen, yöremize özgü bir çiçeği tespit ettik. Latince ismi “istanbulensis” olan İstanbul çiçeğini logo olarak kabul ettik.” dedi ve İstanbul’un adını alan tek çiçeğin Sultanbeyli’de olmasının ilçeyi şehrinde özel kılacağını dile getirdi. Keskin, “Çiçek gibi bir ilçede yaşamak, çiçek gibi saf ve temiz bir gelecek kurmak temennilerimle, yeni logomuz ilçemize ve şehrimize hayırlı olsun” dedi ve logunun açılışını yaptı. Protokol üyelerinin hep birlikte logunun kurdelesini kesip açılışı yapmasıyla salondan büyük alkış koparken İstanbul milletvekili Mustafa Ataş, “bu özel logonun hepimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Logo yanında çekilen fotoğraflarla devam eden gece, davetliler için hazırlanan kokteylle sona erdi. Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Gökçek, Altınpark’taki Belediye Evi’ndeki sohbet toplantısında, 2009 yılında yapılanları değerlendirdi. Gökçek, 2009 yılında en büyük mutluluğunun ”2009 Avrupa Ödülü”nü almaları olduğunu ifade etti.Bir gazetecinin Çankaya Belediyesi önderliğinde gerçekleştirilen ”Nasıl Bir Kızılay Özlüyorsunuz?” konulu toplantıda, Kızılay’da kadın işçilerin çöp toplaması kararına ilişkin değerlendirmelerini sorması üzerine Gökçek, şunları kaydetti:”Gerçekten muhteşem bir açılım yaptılar. Tam CHP zihniyetine yakışan bir açılım. Ben Melih Gökçek olarak kalkıp da oraya bayan arkadaşları temizlik işçisi olarak koysaydım, yeri göğü inletirlerdi. ‘İşte bayanlara Melih Gökçek’in bakış açısı’ diye hemen eleştirirlerdi. Ama kendileri olduğu zaman bunu bir başarı olarak görüyorlar. Kutluyorum bunu gerçekten, muhteşem bir başlangıç yaptılar.”Çankaya Belediyesi’nin Kızılay’a ilişkin toplantısında somut hiçbir adım atılmadığını öne süren Gökçek, şöyle devam etti:”Mesela SSK İşhanı diyorsunuz. Diyelim ki, 79 trilyon lira (79 milyon TL) burası. Nereden bulacak Çankaya Belediyesi? İşçisinin maaşını ödeyemeyen bir belediye nereden 79 trilyon lirayı ‘tık’ diye nasıl ödeyecek? Kent içerisinde böyle Kızılay gibi yerde yeşil alan olarak yapabileceğiniz ne kadar alan varsa yapılsın. Kimse buna bir şey demez. Ben de isterim ama söylediğiniz şeyin yapılabilip, yapılamayacağını bilmek gerekiyor. Düşünerek söylemek lazım. Sen 79 trilyon parayı nereden bulacaksın? Büyükşehir Belediyesinin bile gücüne ağır gelir bu. Biraz mantıklı olmak lazım.”Kızılay’a ilişkin 2 büyük projesi olduğunu bildiren Gökçek, ”Benim beynimde inanılmaz 2 dev proje var. İnşallah bunları da zamanla duyarsınız” dedi.Güvenpark’taki dolmuş duraklarının kaldırılmasına yönelik de dava açıldığını ve yürütmeyi durdurma kararı alındığını anlatan Gökçek, ”Çankaya Belediyesi öyle ciddi güzel yapılacak işlere müsaade eder mi? CHP eder mi? Aklınıza gelen her konuya dava açıyorlar” dedi.Gökçek, bir gazetecinin sorusu üzerine, Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 90. yıl dönümü nedeniyle düzenledikleri resepsiyonda seğmen kıyafetleri içinde oyun oynaması konusunda çok olumlu tepkiler ve telefonlar aldığını belirterek, ”İster inanın ister inanmayın ama hata yapmayayım diye 30-40 dakika ders aldım, seğmen oyunu için. Yaptığım figürü kendi kendime oynardım, ama yaptığım figürler onlara uysun diye ders aldım. Seneye de yapacağız böyle bir etkinlik. Ayrıca, Ankara’nın Başkent oluşunda da bunu giymek lazım diye düşünüyorum” dedi.Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak yardımlar konusunda hiçbir zaman geri adım atmayacaklarının altını çizen Gökçek, ”Bu konuda kararlıyız. Onun için bu yetkiyi alıp, bundan sonra kişisel olarak gördüğüm yerde, ne gerekiyorsa yapmak istiyorum” dedi.Büyük kentler içerisinde suç oranlarının en düşük olduğu kentin Ankara olduğunu savunan Gökçek, bunun nedenin de Ankara Büyükşehir Belediyesinin sosyal yardım ve sosyal projeleri olduğunu belirtti. Çocukların ve gençlerin sosyal ihtiyaçları için ”para gerektiğini” ancak Büyükşehir Belediyesi olarak bunların hepsini Gençlik Merkezleri ve Çocuk Kulüplerinde bedava verdikleri için ”çalmaya gerek olmadığını” kaydetti.Bayern Münih Kulübü tarafından bugün yapılan açıklamada, Luca Toni’nin 30 Haziran 2010 tarihine kadar Roma kulübüne kiralanmasının kararlaştırıldığı bildirildi.Bundesliga ekibi Bayern Münih’te 2011 yılına kadar sözleşmesi bulunan Luca Toni’nin, kişisel nedenlerden dolayı kulüp yönetiminden Roma’ya kiralanmasını rica ettiği ve bu isteğin kabul edildiği kaydedildi.Dünya Futbol Şampiyonası’nda İtalya Milli Takımı formasını giymek isteyen Luca Toni, son zamanlarda yedek kulübesinde oturuyordu.Alınan bilgiye göre, Kocavezir Mahallesi’ndeki bir pasajda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.Pasajın bodrum katındaki boş bir dükkanda kalan ve kimsesiz olduğu belirtilen İbrahim Altun (52), dumandan zehirlenerek hayatını kaybetti.Pasajdaki dükkanı ev gibi kullandığı ve yaklaşık 1 ay önce geçirdiği trafik kazası sonucu ayağının kırıldığı öğrenilen Altun’un, ayağının alçılı olması nedeniyle odadan çıkamadığı belirlendi.İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangınla ilgili soruşturma sürüyor.Tam Saha Dergisi’nin ocak ayı sayısında röportajı yer alan genç futbolcu, Türkiye’yi yurt dışında temsil etmek istediğini belirterek, ”Gerçekçi olalım. Üç büyüklere transfer olabilmek için Turkcell Süper Lig’de en az 1-1,5 sezon üstün bir performans göstermeniz gerekiyor. Öncelikli hedefim, üst üste iyi maçlar çıkarıp, Süper Lig’de kalıcı olabilmek. Bir gün gerçekten gitmek istediğim yer Avrupa. Bunun için de mutlaka üç büyük takımın birinde oynamak ve kendini göstermek gerekiyor. Tabii ki (A) Milli Takım’ın değişmez isimlerinden olmak da istiyorum” dedi. Konya Demirspor’dan Gençlerbirliği’ne transferini anlatan Ferhat, o dönemde kendisini isteyen 5-6 takım bulunduğunu, Beşiktaş’ın da bu takımlardan birisi olduğunu kaydederek, şöyle devam etti:”Çok genç olduğum için İstanbul’a gelmekten biraz çekindim. 16 yaşına kadar İstanbul’a bir ya da iki kez gitmiştim. Büyük bir şehirde yaşama duygusu beni biraz korkuttu. Çünkü hiç alışkın olduğum bir şey değildi. Her ne kadar atletizmle uğraştığım dönemlerde karma ile birlikte başka şehirlere gitsem de kafile ile birlikteydik. Oysa transfer yaptıktan sonra o şehirde tek başına yaşayacaktım. Ayrıca Gençlerbirliği’nde oynayan birçok arkadaşım vardı. Bana her konuda yardımcı olurlardı. Bir yandan da Konya’da yaşayan aileme daha yakın olmak istedim. Şimdi bu tercihi yaptığım için hiç pişman değilim. Kendime ‘İyi ki de Gençlerbirliği’ni seçmişim’ diyorum.”Hakan Şükür’ü her yönüyle örnek aldığını belirten Gençlerbirliğili futbolcu, şunları kaydetti:”Türkiye’de bir Hakan Şükür gerçeğinin olduğunu yadsıyamayız. Benim çocuklarıma da anlatacağım futbolcu odur. Hem saha içinde hem de saha dışındaki davranışlarıyla örnek bir isim. Aynı mevkide oynamasak da Hakan Şükür’ü her şeyiyle örnek alırdım. Bir gün onunla aynı sahada oynamak için her şeyi verebilirdim. O kadar çok seviyordum. Ne güzel bir tesadüf ki, futbolu bırakmadan önce Galatasaray ile Gençlerbirliği arasında oynanan kupa maçında ona karşı oynama fırsatını elde ettim. Onunla ikili mücadeleye girmek, hatta ona faul yapmak bile güzeldi.”Beşiktaş Dergisi’nin ocak 2010 sayısında özel hayatıyla ilgili soruları yanıtlayan İbrahim Kaş, İspanya’da daha rahat olduğunu belirterek, ”Sonuçta şu an Türkiye’nin en büyük kulübündeyim. İspanya’nın Real Madrid, Barcelona’sı gibi…Ben Getafe’de oynuyordum. Maçın sonucu kötü olsa bile, taraftarlar bizi alkışlıyordu. Gerçi orada da idmandan çıkıp eve gidiyordum. Her hafta takımdan bir arkadaşımız evinde yemek veriyordu” dedi. ”Türkiye’de bence fanatizm üst boyutta. Normal olarak her maçta galibiyet bekleniyor” diyen İbrahim, ”Ama hiçbir zaman bir futbolcu ‘ben kötü oynayayım’ ya da ‘şu golü kaçırayım’ gibi bir düşüncede olmaz ki… Her futbolcu her maçta elinden gelenin en iyisini yapmak ister. Ama maalesef bazen böyle olmuyor. İnsanlara saygı duymak lazım” şeklinde konuştu. Ailesinden evlenmesi için talep ya da baskı olmadığını anlatan, kendisinin de evlenme isteğinin bulunmadığını anlatan İbrahim Kaş, futbolculara karşı toplumda bir ön yargı olduğunu, bunun da kendileri için zor bir durum olduğunu söyledi. İbrahim Kaş, ”Öncelikle sizin ciddiyet taşıyan bir insan olduğunuzu düşünmüyorlar. Bizim açımızdan bu durum çok zor. Benimle birlikte olmak isteyen kişi, acaba gerçekten beni seviyor mu, değer veriyor mu, gibi konular çok önemli. Aşkı bulmak çok zor. Bence özellikle İstanbul’da bunu yaşamak çok zor. İlk olarak seni gerçekten tanımaması, ne iş yaptığını ve ekonomik durumunu bilmemesi lazım. Ancak o zaman karşılıklı bir şeyler hissedilir gibi geliyor” ifadelerini kullandı. En çok giysiye ve ayakkabıya para harcadığını belirten İbrahim Kaş, özellikle siyah ve beyaz renklere takıntısının olduğunu vurguladı. İbrahim, sinemaya gitmeyi çok sevdiğini anlatarak, en son ”2012” filmini izlediğini ve çok gerildiğini ifade etti.Evde olduğu zaman da film izlediğini dile getiren İbrahim Kaş, ancak son aylarda sürekli okey oynadıklarını söyledi. İbrahim, ”Serdar Özkan, Kurtlar Vadisi’nde oynayan Abdülhey (Kenan Çoban), Güllü (Erhan Ufak) ile birlikte oynuyoruz. Kimi zamanlar haftanın dört günü buluşuyoruz. Çok iddialı geçiyor” dedi.Konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, Anadolu Hayat Emeklilik’in, bu yıl fon tutarını en çok artıran şirket olduğu, 2009 sonu itibariyle pazar payını katılımcı sayısında yüzde 22′ye, fon büyüklüğünde ise yüzde 21,5′e çıkardığı belirtildi. Açıklamada, şirketin 18 Aralık 2009 itibariyle katılımcı sayısını 436 bin 991 kişiye, 2008 sonunda 1 milyar 323 milyon lira olan fon tutarını ise 1 milyar 925 milyon liraya yükselterek yüzde 45′in üzerinde artış kaydettiği bildirildi. Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Mete Uğurlu, konuya ilişkin değerlendirmesinde, küresel ekonomik krizin etkisinde geçen 2009′da pazar paylarını artırarak yılı başarı ile kapattıklarını vurguladı. Uğurlu, şirketin 2010 hedefini, sektör ortalamasının üzerinde büyüyerek ve her gün daha fazla insanı bireysel emeklilik ile buluşturarak 500 bin katılımcı sayısına ulaşan ilk sektör şirketi olmak ve liderliğini sürdürmek olarak açıkladı.Air Canada Center’da 18 bin 979 kişinin izlediği karşılaşmanın ilk yarısı tamamlanırken sağ dizinden sakatlanan Türkoğlu, 14 dakika kaldığı oyunda 2 sayı, 5 asist ve 2 ribaunt üretti. Toronto ekibinde Chris Bosh, 33 sayı, 13 ribaunt ve 2 asistle maçın en skorer ismi olurken, maçın diğer etkili isimleri Andrea Bargnani 28, Marco Belinelli de 13 sayı üretti.Konuk takımda ise Stephen Jackson 30, Raymond Felton 23, Gerald Wallace da 15 sayı ile oynadı.Doğu Konferansı Atlantik grubu takımı Toronto Raptors’ın ligde 16 galibiyeti ve 17 yenilgisi, Güneydoğu grubunda mücadele eden Charlotte Bobcats’in ise 12 galibiyeti, 18 yenilgisi bulunuyor.Utah Jazz’ın deplasmanda Minnesota Timberwolves’u 107-103 ile geçtiği maçta, milli basketbolcu Mehmet Okur 16 sayıyla oynadı.Target Center’daki karşılaşmanın 33 dakikasını sahada geçiren Mehmet Okur, 16 sayı, 8 ribaunt ve 2 asistlik performans sergiledi. Jazz’da Deron Williams 21 sayı atarken, 12 asist ve 6 ribauntluk istatistiğe ulaştı, Ronnie Brewer da 20 sayı üretti.Minnesota temsilcisinde ise Al Jefferson 21, Kevin Love 17, Wayne Ellington da 13 sayıyla oynadı.Batı Konferansı Kuzeybatı grubunda yer alan Utah Jazz’ın 18 galibiyeti, 13 mağlubiyeti, Batı Konferansı Kuzeybatı grubunda mücadele eden Minnesota Timberwolves’un ise 7 galibiyeti, 26 yenilgisi bulunuyor.Ersan İlyasova’nın takımı Milwaukee Bucks ise deplasmanda Orlando Magic’e 117-92 yenilirken, milli basketbolcu 13 sayı üretti.Karşılaşmaya ilk 5′te başlayan ve 28 dakika sahada kalan İlyasova 13 sayı, 7 ribaunt ve 3 asistle oynadı. Brandon Jennings’in 20, Luke Ridnour’un 16, Andrew Bogut’un da 15 sayısı takıma yetmedi. Rakip takımı galibiyete götüren isimler ise 25 sayıyla yıldızlaşan Vince Carter, 17 sayı, 10 ribaunt ve 1 asistle ”double-double” yapan Dwight Howard oldu.Doğu Konferansı Merkez grubunda mücadele eden Bucks’ın 12 galibiyeti ve 18 yenilgisi, Güneydoğu grubunda yer alan Magic’in ise 23 galibiyeti, 8 mağlubiyeti bulunuyor.Öte yandan, Cleveland Cavaliers’ın sahasında Atlanta Hawks’ı 106-101 yendiği maçta, 25. doğum gününü kutlayan LeBron James, 48 sayıyla takımını sırtladı.Ligde alınan diğer sonuçlar şöyle:Indiana Pacers – Memphis Grizzlies: 110-121 New Jersey Nets – New York Knicks: 104-95New Orleans Hornets – Miami Heat: 95-91Phoenix Suns – Boston Celtics: 116-98Portland Trail Blazers – Los Angeles Clippers: 103-99Sacramento Kings – Philadelphia 76ers: 106-116 Lige, TSİ yarın sabaha karşı yapılacak 5 maçla devam edilecek.Antalya İhracatçı Birlikleri (AİB) Başkanı Osman Bağdatlıoğlu, yaptığı açıklamada, 2009 yılında Antalya’dan 5 kıtadaki 110 ülkeye yaş meyve sebze, tekstil ve konfeksiyon, kesme çiçek ve kombine ihracatı yapıldığını söyledi. Bu yıl yapılan toplam ihracatta, geçen yıla göre yüzde 2 artış olduğunu belirten Bağdatlıoğlu, 539 milyon 844 bin 327 dolar döviz girdisi sağlandığını kaydetti.Geçen yıla göre, tekstil ve hammadde ihracatında yüzde 26 düşüş yaşandığını, yaş meyve sebze ihracatında ise çok az artış olduğunu vurgulayan Bağdatlıoğlu, kesme çiçek ihracatında da yüzde 2 düşüş yaşandığını anlattı. Kombine ihracatın büyük sıçrama yaptığını ifade eden Bağdatlıoğlu, ”Kombine ihracat geçen yıla göre, yüzde 1257 oranında artarak, 44 milyon 39 bin 492 dolara ulaştı” dedi.Bağdatlıoğlu, tekstil ve hammaddeleri ihracatından 75 milyon 423 bin 154 dolar, yaş meyve sebze ihracından 378 milyon 213 bin 748, kesme çiçekten 42 milyon 167 bin 933 dolar döviz girdisi sağlandığını bildirdi. Küresel krizin tüm dünyada ihracatı olumsuz etkilediğini anlatan Bağdatlıoğlu, Antalya’dan yapılan ihracatın artmasında, Antalya’nın dinamikleri ve ihracatçısının gösterdiği üstün performansın etkili olduğunu söyledi. Bağdatlıoğlu, şöyle konuştu:”Türkiye’de Ekim ayından başlayarak Kasım ve Aralık aylarında ihracatta geçen yıla göre artış var. Türkiye ihracatı, bu yılı 98 milyar dolar ile kapsayacak.
Ülke ihracatında önemli oranda düşüş, Antalya’dan yapılan toplam ihracatta ise artış var. İhracatın artmasında Antalya’nın dinamikleri ve ihracatçısının üstün performansı etkili oldu.
Tarım sektörünün dinamikleri, Antalya’nın dinamikleri küresel kriz döneminde Avrupa pazarında oldukça etkili oldu.”Antalya’dan yapılan ihracatın gelecek yıl daha da artacağını vurgulayan Bağdatlıoğlu, ”Antalya ve Batı Akdeniz bölgesindeki tüm ihracatçıları Antalya İhracatçı Birlikleri çatısı altında görmek istiyoruz.
Bunun için çalışmalar yapıyoruz. Böylece bölgenin gerçek ihracat potansiyeli ortaya çıkacak” dedi.Antalya’dan yapılan ihracatta ilk 10 sırayı Bulgaristan, Almanya, Rusya, Romanya, Ukrayna, İngiltere, Hollanda, Fransa, Yunanistan ve İtalya aldı.Selvi, yaptığı yazılı açıklamada, 2010 yılı asgari ücretinin, asgari ücretin asıl muhatabı olan işçilerin temsil edilmediği bir Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından ve çalışanların geçim koşulları dikkate alınmadan tespit edildiğini savundu.Bu konudaki Anayasa, yasa ve yönetmelik hükümlerinin yok sayıldığını, gelir dağılımındaki uçurum boyutuna ulaşan dengesizlik ve adaletsizliğin dikkate alınmadığını iddia eden Selvi, asgari ücretin ”işçinin ve ailesinin yok sayılarak tamamen siyasal erkin keyfi tercihine göre belirlendiğini” öne sürdü. Selvi, şunları kaydetti:”2010 yılında temel tüketim maddelerine yağmur gibi gelecek zamlar-vergi artışları hiç hesaba katılmamıştır. Asgari ücret açlık ve yoksulluk sınırının altındadır. Türk-İş araştırmasına göre, 4 kişilik ailenin Aralık 2009 açlık sınırı 795 TL, yoksulluk sınırı 2 bin 588 TL’dir. TÜİK’in Asgari Ücret Yönetmeliği’nde tanımlanan ‘tek işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçları’ için 2009 yılı önerisi ise 720 TL dir.Ne yazık ki TÜİK’in önerilerinden bile rahatsız olan hükümet 2010 yılı asgari ücreti için böyle bir çalışma yapılmasını talep etmeyerek belirlediği asgari ücretteki haksızlığı, adaletsizliği saklamaya çalışmıştır.Açıklanan 2010 asgari ücreti, 2009 TÜİK önerisinin bile 143 TL gerisinde kalmıştır.AKP Hükümeti, iktidarı boyunca Anayasa, yasa, yönetmelik ve ülke gerçeklerini, bilimsel verileri yok sayan, uzlaşma ihtiyacı duymayan bir anlayışla asgari ücreti belirleyerek milyonlarca çalışana haksızlık etmiştir. 2010 yılı asgari ücreti, işçiler temsil edilmeden, işçilerin yaşam koşulları araştırılmadan tespit edilerek açıkça haksızlık yapılmış, hukuk yok sayılmıştır. Bu nedenle açıklanan asgari ücret gerçeklere ve hukuka uygun olarak yeniden belirlenmelidir.”Hazine Müsteşarlığından yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin brüt dış borç stoku 2009 yılının ikinci çeyreğinde (Nisan-Mayıs-Haziran) 268,6 milyar dolar idi.Polis yetkilileri, ulusal yayın kuruluşu YLE’ye yaptıkları açıklamada, Helsinki yakınlarındaki Espoo kasabasının Sello adlı alışveriş merkezinde bir kişinin silahla ateş etmesi sonucu biri kadın 4 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.Yetkililer, saldırganın sabıkalı olduğunu da belirtti.Ateş açılmasının ardından alışveriş merkezinin bazı bölümlerinin boşaltıldığı duyurulmuştu.Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığında 2009 yılını değerlendirdiği basın toplantısında, Türk Dış Politikasının temel hedefinin uluslararası konjonktüre doğru zamanlama ve doğru yöntemlerle hitap etmek, bu yolla da Türkiye’nin uluslararası itibarını ve konumunu güçlendirmek olduğunu belirtti.Son yıllarda uluslararası küresel sistemin değişmekte olduğunu ifade eden Davutoğlu, Türkiye’nin üç önemli araçla küresel yapının merkezinde bulunduğunu kaydetti. Davutoğlu, bu bağlamda Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi, G-20 ve Medeniyetler İttifakı projesindeki rolüne işaret etti. Davutoğlu, Türkiye’nin küresel yapıdaki değişimlere küresel örgütler içinde en kapsamlı çözümler bulmak üzere çabalarına devam edeceğini söyledi.Türkiye’nin küresel siyasal, ekonomik ve kültürel krizlerin seyrettiği coğrafyanın merkezinde bulunduğunu belirten Davutoğlu, Türkiye’nin krizlere doğru cevaplar üreten baş aktörlerden biri olma sorumluluğu taşıdığını ifade etti.Davutoğlu, Türk Dış Politikasının kriz odaklı değil, vizyon odaklı bir yaklaşım benimsediğini kaydetti. Dış politikada reaktif değil, önalıcı bir yöntem belirlediklerini ifade eden Davutoğlu, Türkiye’nin üstelendiği birçok arabuluculuk girişiminin prestiji yükseltmek için yapılan girişimler değil, aksine daha kriz başladığı anda devreye giren ve buna en doğru cevabı oluşturmaya çalışan teşebbüsler olduğunu belirtti. Davutoğlu, dış politikada ayrıca parçacı ya da tek eksenli değil, bütüncül ve sistematik bir politika gözettiklerini söyledi.Türkiye gibi aynı anda birçok bölgeye aidiyeti olan, uluslararası sorunlara doğrudan müdahil olma kapasitesine sahip bir ülkenin tek boyutlu ya da belli bir bölgeye hitap eden bir yaklaşım benimsemesinin söz konusu olamayacağını belirten Davutoğlu, “Bizim eksenimiz Ankara eksenidir ve ufkumuz 360 derecedir. Eksen kayması etrafında yürütülen tartışmaları iyi niyetli bulmuyoruz” diye konuştu.Davutoğlu, dış politikadaki trafiği değerlendirirken de, 2009′da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 29, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 ülkeyi ziyaret ettiğini, kendisi ve Ali Babacan’ın Dışişleri Bakanı olarak da 93 yurt dışı ziyaretinde bulunduğunu bildirdi. Davutoğlu, Avrupa’ya toplam 47, Asya’ya 15, Orta Doğu da 22, ABD’ye 9 seyahat yapıldığını kaydetti.Bu sayıların Türkiye’nin yayıldığı coğrafyaya işaret ettiğini belirten Davutoğlu, Türk Dış Politikasının Pasifik’ten Latin Amerika’ya kadar etkin biçimde çalışmalarını sürdüreceğini belirtti. Türk Dış Politikasının kapsam olarak da geliştiğini söyleyen Davutoğlu, dış politikanın sadece diplomatik faaliyetlerden ibaret değil, enerji, ekonomi, ticaret, kültür, ulaştırma ve sağlık alanlarını da kapsadığına işaret etti.Kayak ve kış turizminin önemli merkezlerinden Uludağ’da, bir süredir etkili olan lodos yüzünden kar kalınlığının 16 santimetreye düştüğü bildirildi. AA muhabirinin Uludağ Meteoroloji İstasyonu yetkililerinden aldığı bilgiye göre, 21 Aralıkta 60 santimetre kar bulunan oteller bölgesinde, kar kalınlığı bir süredir etkili olan lodos yüzünden 16 santimetreye geriledi. Sıcaklığın 2 derece olarak ölçüldüğü Uludağ’da, görüş mesafesi yoğun sis nedeniyle zaman zaman 50 metreye kadar düşüyor. Öte yandan, yılbaşına girerken yoğun ilgi gösterilen Uludağ’daki konaklama tesislerinde kar sıkıntısı yaşıyor. Kar kalınlığı ve kalitesindeki düşüşle birlikte, yer yer açılan pistlerde toprak zeminin görüldüğü gözleniyor. Ancak, diğer pistlere göre daha az güneş gören ve da yüksek rakımlı ”Fatin Tepe”deki 2 kayak pistinde, kar kalınlığının kayak yapmaya elverişli olduğu bildirildi. Son yağışlarla birlikte Erciyes Kayak Merkezi’nde kar kalınlığı 50 santimetre, yüksek kesimlerde ise 60 santimetre oldu.Kayakevi yetkilileri, pistlerdeki karların sertleştirilip düzeltilerek kayak yapmaya uygun hale getirildiğini, Kayseri-Erciyes karayolundaki ulaşımda da bir sorun olmadığını ifade etti. Türkiye’nin önemli kayak merkezlerinden Kartalkaya’da ise kar kalınlığı 35 santimetreye ulaştı.Yeni yılı Kartalkaya’da karşılamaya hazırlanan tatilciler, uygun kar kalınlığı nedeniyle pistlerde kayak yapmanın tadını çıkartırken, bazı bölgelerde ise karın olmaması dikkati çekti. Kayak merkezinde bulunan otellerde doluluk oranı yüzde 98′e ulaştı. Bölgedeki otellerin yetkilileri, yeni yıla Kartalkaya’da tam dolulukla girileceğini ifade ettiIsparta’daki Davraz Kayak Merkezi’nde mavi pistteki kar kalınlığının kayak için elverişli olduğu bildirildi.Isparta Meteoroloji Bölge Müdürü Orhan Yıldız, birinci telesiyejdeki kar kalınlığının 5 santimetre, ikinci telesiyejdeki kar kalınlığının ise 35 santimetre olduğunu söyledi. Yıldız, sadece ikinci telesiyejin bulunduğu bölgedeki mavi pistte kayak yapılabildiğini kaydetti.Öte yandan, Davraz Sirene Oteli’nin çevresi için yılbaşı dolayısıyla suni kar üretildiği bildirildi. Antalya’da bir kaç gündür havaların sıcak gitmesi nedeniyle Saklıkent Kayak Merkezi’ndeki karların eridiği ve bu nedenle kayak yapılacak düzeyde kar bulunmadığı belirtildi.Kocaeli Samanlı Dağları’nın zirvesi olan Kartepe’de karlar tamamen eridi.Kartepe’de kar olmamasına rağmen, tek konaklama merkezi olan beş yıldızlı Green Park Resort Kartepe Oteli’nin yeni yıla tam dolu olarak gireceği bildirildi.Uzunlukları 400 ile 3 bin 500 metre arasında değişen 18 kayak pisti bulunan Kartepe’de, kar kalınlığının 80 santimetreye ulaşması halinde ilk etapta iki pistin açılacağı, karın yoğunluğuna bağlı olarak 10 pistin daha devreye alınacağı kaydedildi.Artvin Valiliği’nce Mersivan Dağı’nda yaptırılan Atabarı Kayak Merkezi’nde kar kalınlığının 50 santimetre olduğu bildirildi.Sezon açılışının 13 Aralık Pazar günü yapıldığını anımsatan Atabarı Kayak Merkezi yetkilileri, kayak merkezinde kar kalınlığının 50 santimetre olduğunu ifade etti. Yetkililer, kayak merkezinde pistin kayak yapmaya elverişli olduğunu, havanın da açık ve güneşli olduğunu kaydetti.Kayak merkezi yolunun araç trafiğine açık olduğu ve ulaşımda herhangi bir sorun bulunmadığı da bildirildi. Önemli kayak merkezlerinden biri olan Palandöken Kayak Merkezi’ndeki pistlerde kar kalınlığı 45 santimetreye ulaştı.Her yıl daha fazla turistin ilgisini çeken Palandöken’de, yılbaşı tatili hareketliliği yaşanırken, otellerin doluluk oranının yüzde 100′e ulaştığı, aralıklarla devam eden kar yağışının hem tatilcileri hem de otel işletmecilerini sevindirdiği bildirildi.Dedeman Otel Genel Müdürü Nuri Avşarer, dünyada birçok kayak merkezinin kar sıkıntısı yaşadığına dikkati çekerek, Palandöken’de ise pistlerin kayak yapmaya el verişli durumda olduğunu söyledi.Yılbaşı tatili için gelenlere kayak yapma imkanı sunduklarını belirten Avşarer, ”Pistlerimizin kar durumu gayet iyi ve kayak yapmaya elverişli durumda. Otelimiz de tamamen dolu. Yılbaşı dolayısıyla Palandöken’de büyük hareketlilik yaşanıyor” diye konuştu.Kars’ın Sarıkamış ilçesindeki Bayraktepe Kayak Merkezi’nde ise kar kalınlığı 60 santimetre olarak ölçüldü.Yılbaşı tatili için gelen yerli ve yabancı turistler, Bayraktepe’de sarıçam ormanları arasında kayak yaparak karın keyfini yaşıyor.Çamkar Otel Genel Müdürü Kamuran Eroğlu, otellerdeki doluluk oranının yüzde 100′e ulaştığını bildirdi.Yılbaşı dolayısıyla Bayraktepe’de hareketliliğin arttığını ifade eden Eroğlu, ”Bu sene daha fazla yerli ve yabancı turistin ilgisini görüyoruz. Kayak sezonu boyunca bu ilginin artarak devam etmesini bekliyoruz” diye konuştu.Güneş, yeni yıl nedeniyle yayınladığı mesajda, 2010 yılının Trabzonspor camiasına, Türkiye’ye ve dünyaya huzur getirmesini dileyerek, şunları kaydetti:”2009 yılı içerisinde tüm dünyada yaşanan olumsuzlukların geride kalması en büyük dileğimizdir. Her yeni yıl yeni başlangıçlar içinde büyük bir fırsattır. İnsanlığın bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirerek öncelikle barışın evrensel değerler içerisinde tüm dünyaya hakim olması en büyük temennimizdir. Bu düşünceler doğrultusunda tüm camiamızın, Türk futbolunun içerisindeki bütün kesimlerin yeni yılını kutluyor, 2010 yılının sağlık, başarı ve mutluluklar getirmesini diliyorum.”Hazine verilerine göre, Eylül ayı sonu itibarıyla, KİT’lerin iç borç stoku azalırken, dış borç stoku arttı.İç borç stoku, ikinci çeyrekte 64 milyar 181 milyon 469 bin lira iken, üçüncü çeyrek sonunda 62 milyar 391 milyon 935 bin liraya geriledi.Dış borç stoku ise ikinci çeyrekte 6 milyar 331 milyon 625 bin liradan, üçüncü çeyrek sonunda 8 milyar 400 milyon 769 bin liraya çıktı.Büyük ikramiyenin 30 milyon lira olduğu özel çekiliş, saat 13.00′de TRT’nin Orkunt Stüdyosunda başladı. Şans küreleri, saat 15.00′den itibaren de Milli Piyango İdaresi Çekiliş Salonunda dönecek.Çekilişin gündüz bölümünde 200 lira ile 500 bin lira arasındaki ikramiyeleri kazanan numaralar belli olacak.Yılbaşı özel çekilişinde, 21.00′den itibaren Orkunt Stüdyosunda canlı yayına geçilecek. Saat 21.00-22.30 arasında 1′er milyon liralık ikramiyeler için 5 çekiliş yapılacak. Saat 23.30-23.55 arası şans küreleri bu defa 5 milyon liralık ikramiye için dönecek. Saat 24.00′de ise 30 milyon liralık büyük ikramiye sahibini bulacak. Yılbaşı çekilişi, saat 00.30′da amorti kazanan 2 numaranın belirlenmesiyle sona erecek.Yılbaşı özel çekilişinde 30 milyon liralık büyük ikramiye, satılan bilete çıkana kadar çekilişe devam edilecek.Löw, Almanya Futbol Federasyonu (DFB) televizyonunda yayımlanan röpörtajında, Mesut’u ve diğer bazı genç futbolcuları överek, ”Alman futbolu son yıllarda, gerçekten de dünya çapında oynayabilecek bazı genç oyuncular çıkarttı” dedi.Löw, bu oyuncuların orta vadede değil, kısa vadede 2010 yılında düzenlenecek Dünya Futbol Şampiyonası’nda da çok başarılı olabileceklerini ifade etti.Almanya’nın şampiyonada çok başarılı olabileceğine de işaret eden Löw, ”Dünya Şampiyonu gibi hazırlanacağız, bu konuda söz verebilirim ve takımımız her şeyi yapabilecek güçte” şeklinde konuştu.Federasyondan yapılan açıklamada, Turkcell Süper Lig ve Bank Asya 1. Lig’de görev yapan 20 üst düzey teknik direktör için Türkiye’de ilk defa düzenlenen UEFA Pro-Lisans Güncelleme Kursu’nda, A Milli Takımı eski teknik direktörlerinden Şenol Güneş ve Mustafa Denizli, lisans alacak meslektaşlarına deneyimlerini anlatacağı bildirildi.Antalya Titanic Otel’de devam eden UEFA Pro-Lisans Güncelleme Kursu’na, Şenol Güneş 2 Ocak Cumartesi saat 15.30′da, Mustafa Denizli ise 3 Ocak Pazar günü saat 17.30′da katılacak.25 Aralık 2009 tarihinde başlayan ve 5 Ocak 2009′da tamamlanacak UEFA Pro-Lisans güncelleme kursu, TFF Futbol Geliştirme Merkezi’nden teknik sorumlu Kamuran Yavuz’un yönetiminde, Ömer Kaner, Atilla Yüce, Yücel Uyar, Nur Mustafa Gülen gibi TFF eğitimcilerin eşliğinde gerçekleştiriliyor.ASELSAN tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, 148 milyon 500 bin dolarlık Türk Silahlı Kuvvetlerinin Ateş Destek Otomasyon Projesi (ADOP-2000), 6 milyon 175 bin dolarlık Sahil Güvenlik Komutanlığının VHF Geniş Alan Sayısal Emniyetli Muhabere Sistemi (SAHMUS) Projesi, 5 milyon 852 bin lira bedel üzerinden de Türk Silahlı Kuvvetlerinin AN/TPQ-36 V(9) Hedef Tespit Radarına Kara Navigasyon Sistemi Entegrasyon Sözleşmesi tedariki sözleşmeleri imzalanarak, yürürlüğe girdi.Kalkınma Bankası’nın Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yayımlanan yazısında, banka ile Türkiye Halk Bankası arasında 40 milyon lira tutarında 1 yıl ödemesiz dönem dahil 5 yıl vadeli apeks kredi sözleşmesi imzaladığı belirtildi.Kredinin İstanbul’da faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli konaklama işletmelerinin hizmet kalitesini, standartlarını yükseltmek amacıyla, yenileme, modernizasyon, renovasyon ve enerji verimliliği yatırımlarının finansmanında kullandırılacağı kaydedildi.
Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı’ndaki Kozmik Odada arama yapan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Kadir Kayan’ın aracını takip eden araçlara polis baskını…Polis, Hakim Kadir Kayan’ın iki farklı araç tarafından takip edildiği bilgisine ulaştır. Hakim Kayan’ı takip eden araçlar polisler tarafından yakalandı.Bütün amacım demokratik ve çağdaş bir ülke için çabalamaktan ibarettir”Kapatılan DTP’nin eski milletvekili Ahmet Türk, barışçıl bir süreç için çaba göstermeyi amaçladığını ileri sürerek, ”Bu ülke hepimizin, susarsak haksızlık edeceğim düşüncesindeyim. Bütün amacım demokratik ve çağdaş bir ülke için çabalamaktan ibarettir. Silahların susması için çalışmak suç değil, memnuniyetle karşılanması gereken bir durumdur” dedi.Ankara adliyesine saat 10.15 sıralarında gelen Türk ve Tuğluk’un ifadelerinin alınması işlemi yaklaşık 1 saat 45 dakika sürdü.Ankara Adalet Sarayı’ndan ayrılırken kısa bir açıklama yapan Türk, ”Milletvekilliğimiz düştüğü için normal olarak gelip ifademizi verdik” dedi. Türk, gazetecilerin yoğun ilgisi ve yaşanan izdiham nedeniyle konuşmakta güçlük çekti.Türk, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin talimatı doğrultusunda verdiği ifadede, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini belirterek, kesinlikle ”propaganda yapmak” suçunu işlemediğini söyledi.Ahmet Türk, 40 yıla yakın süredir siyaset ile uğraştığını ve 5 dönem milletvekilliği yaptığını, 2005 yılından bu yana da siyasal bir partiden genel başkanlık yaptığını kaydetti.Bir siyasetçi olarak ülke sorunları ile ilgili çalışmalar ve konuşmalar yapması kadar doğal bir olamayacağını belirten Türk, ”Ülkede uzun süredir olan şiddet ve çatışma ortamından çıkılması, bu ortamdan ülkenin kurtulması için başka yerlerde konuşmalarım olduğu gibi iddiaya konu konuşmada da tahlil ve tespitler yaptım. Kaldı ki bir konuşmayı tek olarak ele almak doğru değil, bu konuşmayı diğer yaptığım çalışmalar ve konuşmalarla bir bütün olarak değerlendirmek gerekir. Bütün amacım barışçıl bir süreç için çaba göstermektir. Tüm Türkiye’nin tartıştığı bir konu ile ilgili ben de siyasetçi olarak görüşlerimi bildirdim” dedi.Kesinlikle propaganda amacı taşımadığını ileri süren Türk, sözlerini şöyle sürdürdü:”Sadece düşüncelerimi açıkladım. Ülkede silahların susması için Hükümet de aydınlarla değişik sivil toplum örgütleri ile görüşmeler yapıyor. Bin bir siyasetçi olarak yaşanan bu süreçle ilgili suskun kalamam. Sustuğumda demokrasi olmadığından bahsedilir. Konuşunca propaganda yaptığım iddia ediliyor. Ayrıca ’sayın’ kelimesi kullandığımdan ötürü suç işlediğim söyleniyor. Bu doğru değildir. Uzun süredir siyaset ile uğraşıyorum. Genel olarak nazik bir üslup kullanırım. Kaldı ki ’sayın’ kelimesi tek başına suç olarak değerlendirilemez. Bu ülke hepimizin, susarsak haksızlık edeceğim düşüncesindeyim. Bütün amacım demokratik ve çağdaş bir ülke için çabalamaktan ibarettir. Silahların susması için çalışmak suç değil, memnuniyetle karşılanması gereken bir durumdur. Kesinlikle suçsuzum. Beraatımı talep ediyorum.”Cumhuriyet Savcısı Kubilay Taştan, talimat evrakının mahalli mahkemesine iadesini talep etti.Mahkeme Başkanı Hasan Şatır, sanık Türk’ün savunmasının alınmış olması nedeniyle zorla hazır edilmesi hususunda yazılan müzekkerenin iadesi için Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine müzekkere yazılmasına karar verildiğini açıkladı.Mahkeme, talimat evrakının ikmalen mahalli mahkemesine iade edilmesini karar verdi.İfadenin ardından Türk ve Tuğluk kapatılan DTP’nin eski genel merkezine geldi. Türk, burada gazetecilerin soruları üzerine, şöyle konuştu:”Düşüncelerimizi her yerde her zaman bu ülkenin sorunlarıyla ilgili yaptığımız tespitlerin, tahlillerin arkasındayız. Bunları her zaman da dile getireceğiz.
Bu ülkede diyalogla, tartışmayla, uzlaşıyla sorunların çözüleceğine inanıyoruz. Bizim duruşumuz budur. İnkarcı mantık değil, gerçekleri gören, gerçekleri tartışan bir mantıkla bu ülkenin sorunlarını dile getirmektir amacımız.
Biz bunun Türkiye demokrasisine ve geleceğe önemli katkılar sunacağına inanıyoruz. Bugün artık tartışma dönemidir, kimse tartışmadan kaçamaz. Tartışarak, diyalog oluşturarak sorunun çözüleceğine inanıyoruz.”Ahmet Türk, bir soru üzerine, Anayasa Mahkemesi’nin DTP’nin kapatılmasına ilişkin kararıyla ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracaklarını söyledi.Türk, kapatılan DTP’nin bazı milletvekillerinin zorla ifade vermeye çağrılmaları konusunu nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, ”Arkadaşlarımızın milletvekilliği devam ediyor.
Milletvekilliği devam ettiği için de bu uygulama yanlıştır, hukuksuzdur, diye değerlendiriyoruz. Onların tavırlarını destekliyoruz” dedi.Aysel Tuğluk da bir soru üzerine, hakkında 4 dosya bulunduğu için ifade vermesinin uzun sürdüğünü kaydetti.Yozgat Belediyesi Zabıta Müdürlüğüne bağlı ekipler, büyük ve küçükbaş hayvan kesimi yaparak, kasap ve marketlere dağıtım yapan kesimhanelere ani baskınlar düzenledi.
enetim sırasında, hayvanların nerede nasıl kesildiği, hijyenik şartlara uygun olup olmadığı, kesildikten sonra hayvanların nasıl yüzüldüğü konularıyla birlikte, kesilen hayvanların menşei de incelendi.Zabıta Müdürü Musa Baran, denetim sonrasında yaptığı açıklamada, Yozgat’ın kesim açısından et ihtiyacını karşılayan kesimhaneleri denetlediklerini söyledi.
Baran, kesim yapılan hayvanların ne şartlarda kesildiğini, veteriner hekim denetimden muayenelerinin daha önce yapıldığını ve muayenesinde herhangi bir sağlıksız hayvan çıkarsa kesimine kesinlikle müdahale edilmediğini, menşei alınmadan hayvanların kesilmediğini ve kesim şartlarını gördüklerini belirtti. Baran, her türlü şartların gayet uygun olduğunu, hijyenik bir ortamda, sağlık koşullarına bir sıkıntı yaratmayacak bir kesimhane olduğunu ifade etti.
Baran, ”Son günlerde Türkiye’de bazı olayları gündeme getiriyorlar. Halkımızın da kalbi kanaat etsin, kesinlikle insan sağlığına aykırı bir hayvan kesimi ve kötü bir ortam yok. Halkımız etini gönül rahatlığı ile istediği yerden alarak yiyebilir” dedi.Baran, kesimhanelerde yaptıkları denetim öncesinde de kasap ve et satışı yapılan marketleri denetlediklerini, uygunsuz et satışının yapılmadığının tespit edildiğini de sözlerine ekledi.Edinilen bilgilere göre, M.Ö, Nevşehir’deki Yeni Kayseri Caddesi Kız Meslek Lisesi karşısında bulunan bir bankanın ATM’sinden 200 TL para çekti. Ertesi gün maaş kartını bulamayan M.Ö, kartını para çektikten sonra bankamatikte unuttuğunu hatırladı.Daha sonra bankayı telefonla arayan M.Ö, hesabından bankamatik kartı ile 800 TL çekildiğini öğrendi. Bunun üzerine polise giden M.Ö, şikayetçi oldu. Unutulan bankamatik kartıyla para çeken kişi veya kişilerin banka veya kredi kartını kötüye kullanmak suçundan arandığı bildirildi.Öte yandan, maaşını çekmek üzere bankamatiğe giden H.Z. isimli kadın, bankamatiği kullanmayı bilmediği için tanımadığı birine kartını ve şifresini vererek yardım istedi. H.Z’ye yardım etme bahanesiyle yaklaşan kimliği belirsiz kişi, birkaç dakika sonra bankamatiğin kartı yuttuğunu ve H.Z’nin bankaya gidip kartını alması gerektiğini söyledi. Bunun üzerine bankaya gitmeye çalışan H.Z’nin hesabından 210 TL çeken kimliği belirsiz kişi kayıplara karıştı.Olayla ilgili soruşturma sürüyor.Bayern Münih’in Fransız yıldız futbolcusu Franck Ribery’nin İspanyol ekip Real Madrid’e transfer olacağı yönünde çıkan haberlerin doğru olmadığını belirten Uli Hoenees, ”Ribery konusunda geçen Ağustos ayında Real Madrid ile görüşmedik. Şu an Ribery için herhangi bir teklif ya da görüşme yok” dedi. Başkan Hoeness, transfer konusunun Franck Ribery ile görüşülmediğini de sözlerine ekledi. Almanya’da yayın yapan özel bir televizyon kanalına bağlı bir internet sitesinde yer alan haberde, Bayern Münih ile Real Madrid’in geçen Ağustos ayında Hollandalı futbolcu Arjen Robben’in Alman ekibine transferi sırasında Ribery’nin transferi için de anlaştıkları iddia edilmişti. Haberde, 26 yaşındaki Fransız futbolcunun 55 milyon Avroya gelecek yazdan itibaren eflatun-beyazlı takımda forma giyeceği öne sürülmüştü.Muhaliflerin internet sitesi Jaras’ta, “Yüzlerce kişilik askeri güç ve onlarca zırhlı araç Tahran’a doğru gidiyor” denildi.Jaras, planlanan gösteri öncesinde güvenlik güçlerinin Tahran’ın çeşitli meydanlarında yoğun şekilde bulunduklarını da belirtti.İran emniyet müdürü, dün Musevi yanlılarını “yasa dışı hükümet karşıtı gösterilerine” katılmaları halinde sert karşılık görecekleri konusunda uyarmıştı.
ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu (ITC), ABD Ticaret Bakanlığının, Çin hükümetinin Çinli çelik üreticilerine uyguladığı sübvansiyonları dengelemek için belirlediği gümrük vergisi oranlarının uygulanmasını oy birliğiyle kabul etti.ITC’nin, Çin’den çelik boru ithalatının ABD çelik sektörüne zarar verdiği gerekçesiyle aldığı kararla genellikle petrol ve doğal gaz sektöründe kullanılan Çin malı çelik borulara yüzde 10,36 ila yüzde 15,78 oranında gümrük vergisi uygulanacak.ABD, geçen yıl Çin’den 2,74 milyar dolarlık çelik boru ithal etmişti.Birleşik Çelik İşçileri Sendikası ile Nisan ayında Çin malı çelik borulara gümrük vergisi uygulanması için çalışma başlatan 8 çelik şirketinden biri olan U.S. Steel, ITC’nin aldığı karardan memnun olduklarını açıkladı.Çin’den çelik boru ithalatının 2006′dan 2008 yılına kadar üçe katladığı, bu durumun ABD’li çelik boru üreticisine zarar verdiği belirtilen açıklamada, ABD’de çelik boru üretiminin yüzde 70 düştüğü ve sektörde istihdamın yüzde 40 azaldığı ifade edildi.ITC’nin, ABD Ticaret Bakanlığı, Çin’den ithal edilen çelik borulara uygulanan antidamping tarifelerini yüzde 99′a kadar artırmasıyla ilgili Kasım ayında aldığı kararla ilgili ise gelecek yıl Mayıs ayında karar vermesi bekleniyor.Beşiktaşlı futbolcu Fabian Ernst, ön libero mevkisinde görev yapan Türk futbolculardan Fenerbahçeli Emre Belözoğlu’nu beğendiğini ifade etti. Yarından itibaren, YTL banknotlar 10 yıl boyunca, YKr madeni paralar ise 1 yıl boyunca Merkez Bankası ve Ziraat Bankası şubelerince kabul edilecek ve değiştirilebilecek.Türk parasından 6 sıfır atılmasına ilişkin ”Para Reformu” çerçevesinde 1 Ocak 2005 tarihinde YTL banknot ve YKr tedavüle çıkarılmıştı. O dönemde tedavülde bulunan Türk Lirası banknot ve madeni paralar, Yeni Türk Lirası banknot ve madeni paralar ile birlikte tedavül edilerek yürürlükten kaldırılmıştı.1 Ocak 2005 tarihinde tedavüle çıkartılan banknotlar 1 YTL, 5 YTL, 10 YTL, 20 YTL, 50 YTL, 100 YTL olmak üzere 6 farklı küpürden oluşuyordu. 1 YTL hem madeni para hem de banknot olarak tedavüle çıkarılmıştı. Madeni paralar 1 YKr, 5 YKr, 10 YKr, 25 YKr, 50 YKr ve 100 YKr’den oluşmuştu.5 Mayıs 2007 tarihli Resmi Gazete;de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile 1 Ocak 2005 tarihinde tedavüle çıkarılan YTL ve Yeni Kuruş’ta yer alan ”Yeni” ibarelerinin 1 Ocak 2009 tarihinde kaldırılmasına karar verilirken, Türk Lirası banknot ve madeni paralar aynı tarih itibarıyla tedavüle çıkarıldı.Banknotlar, 5 TL, 10 TL, 20 TL, 50 TL, 100, TL ve 200 TL’den, madeni paralar da 5 Kr, 10 Kr, 25 Kr, 50 Kr ve 100 Kr’den oluştu. YTL’den farklı olarak 1 lira sadece madeni para olarak çıkartılırken, en yüksek banknot küpürü 200 TL’ye yükseltildi.Bir yıllık birlikte tedavül döneminin sona ereceği bu akşama kadar YTL banknot ve madeni paraların değişimi tüm banka şubelerinde yapılabilecek. 1 Ocak 2010 tarihinde işlemeye başlayacak 10 yıllık zaman aşımı süresi ise 31 Aralık 2019 günü mesai saati sonuna kadar devam edecek.On yıllık zaman aşımı süresince bu banknotlar Merkez Bankası ve Ziraat Bankası şubelerinde değiştirilecek. 1 Ocak 2020 gününden itibaren değerini tamamen yitirecek.1 Ocak 2010 tarihi itibarıyla tedavülden kaldırılacak YTL banknot ve madeni paraların, 3 Aralık itibarıyla dönüşüm oranı, tutar olarak banknotlarda yüzde 94,79 madeni paralarda ise yüzde 48,90 olarak gerçekleşti.JCR Avrasya Derecelendirme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Ökmen, Türkiye’nin önümüzdeki yılın sonunda satın alma paritesine göre 1 trilyon dolarlık GSYH’a ulaşmasının muhtemel olduğunu bildirdi. Akaryakıt ürünlerinde Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tutarları bugünden geçerli olmak üzere artırıldı.Erzurum’da önceki yıllarda aralık ayında yüzlerce köy yolunun ulaşıma kapanmasına yol açan dondurucu soğuklar, bu sene ocak ayı gelmesine rağmen hâlâ etkisini göstermedi. Uzun yıllardır ilk kez ocak ayına karsız girecek olan Erzurum’da, şu ana kadar yağan yağışlar ise karla karışık yağmur şeklinde gerçekleşiyor. Rakımı 1800 metrenin üzerinde olan Erzurum’da vatandaş yazdan kalma bahar havası yaşıyor. Palandöken Dağı’ndaki pistler ise hâlâ kayak yapmaya elverişli hale gelemedi. Meteoroloji Bölge Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre; Erzurum’da aralık ayı sıcaklık ortalaması son 20 yılın üzerine çıkmış durumda. 1988 yılından bu zamana kadar sıfırın altında olmak üzere aralık ayı minimum sıcaklık ortalaması 13, maksimum 1.1 iken, ocak ayı minimum sıcaklık ortalaması yine sıfırın altında 17.2, maksimum ise 4.7 olduğu öğrenildi. Meteoroloji yetkilileri, Erzurum’da bugün ise sıcaklığın 2 derece olarak ölçüldüğünü belirterek, hafta sonu kar yağışı beklendiğini kaydetti. Vatandaşlar da Erzurum’un hâlâ karlı havanın etkisi altına girmemesine şaşırıyor. Havaların sıcak gitmesi ise ayakkabı boyacılarının işine yaradı. Kurak hava nedeniyle birçok kişi ayakkabılarını boyatırken, bazı vatandaşlar da tarihi mekânların bahçelerinde oturmayı tercih etti. Öte yandan, Erzurum’un kara kışın etkisi altına girmemesini değerlendiren İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Miktad Kadıoğlu, bu durumun normal olduğunu belirtti.Bir iki yılın hava sıcaklığına bakılarak iklim değişikliği hakkında yorum yapılamayacağını anlatan Kadıoğlu, “Bir yıl çok soğuk başka bir yıl çok sıcak olabilir. Önemli olan son 60-70 yıl içerisindeki sıcaklık değerlerinin ortalamasına bakmaktır.” dedi.Polat’ın kulubün resmi sitesiden yaptığı kutlama mesajında şunlar ifade edildi:”2010 yılının tüm dünyamız ve ülkemiz için barış, huzur ve refah getirmesini, Galatasaray’ımızın tüm branşlarında üstün başarılarla dolu bir dönem olmasını diler, tüm Galatasaray camiasının yeni yılını içtenlikle kutlarım”
Kayserispor As Başkanı Şaban Miraboğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Galatasaray’a gitmek isteyen Ali Turan’ın süresiz kadro dışı bırakıldığını ve Antalya kafilesine alınmadığını belirterek, şunları söyledi:”Ali Turan, bizimle görüşmeden, Galatasaray’la görüşüp, onlara olumlu cevap vermiş. Bizimle sezon sonuna kadar mukavelesi olan Ali Turan’ın bu davranışı spor ahlakına ve spor etiğine sığmaz. Ali Turan, Galatasaray’a söz verip anlaşmadan önce gelip bizimle görüşmeliydi. Bu davranışı nedeniyle Ali Turan’ı süresiz kadro dışı bırakıp, Antalya kadrosuna almıyoruz.” Miraboğlu, Galatasaray Kulübünün davranışının da spor ahlakıyla bağdaşmadığını ifade ederek, ”Bu futbolcunun yıl sonuna kadar bizimle mukavelesi var ise Galatasaray, önce bizimle görüşmeliydi. Bizimle görüşme yapmadan, bizi muhatap almadan futbolcumuzun aklını çelen Galatasaray’ı kınıyoruz. Galatasaray daha önce şimdi Trabzonspor’da oynayan Gökhan Ünal’a da aynı şekilde mukavelesi devam ederken teklif götürmüştü. Gökhan Ünal’da bu gelişmeden sonra bir süre verimli olamamıştı” diye konuştu.Miraboğlu, Ali Turan’ın, Kayserispor’un Kadir Has tesislerinde yardımcı antrenör nezaretinde her gün antrenman yapacağını da sözlerine ekledi.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ”Mevsim ve Takvim Etkilerinden Arındırılmış Göstergeler, Aylık Sanayi Üretim Endeksi Ekim 2009 ve Sabit Fiyatlarla GSYH 3. Dönem 2009” sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Takvim Etkisinden Arındırılmış Aylık Sanayi Üretim Endeksi bu yıl ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,4 azalırken, Mevsim ve Takvim Etkilerinden Arındırılmış Endeks bir önceki aya göre yüzde 3,2 artış gösterdi.Takvim Etkisinden Arındırılmış GSYH ise 2009 yılı 3. dönemde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,6 azaldı. Mevsim ve Takvim Etkilerinden Arındırılmış Gayri Safi Yurtiçi Hasıla ise bir önceki döneme göre yüzde 2,3 arttı. Iğdır’da 2009 yılı içerisinde başarılı çalışmalarda bulunan emniyet mensuplarına İl Emniyet Müdürü Mustafa Aydın tarafından takdirname verildi. Törende konuşan Emniyet Müdürü Aydın, “Sokaklara çıkarak polise taş atanlar, molotof atanlar bir gün zora düştüklerinde ilk yardım isteyeceklerinin polis olacağını unutmamalıdırlar.” dedi.Emniyet Müdürlüğü Gaffar Okan Konferans Salonu’nda düzenlenen törende söz alan Emniyet Müdürü Mustafa Aydın, Emniyet güçlerine düşen ilk görevin, suçun doğmaması ve toplumun zarar görmemesi olduğunu söyledi. Iğdır’ın en güvenli 10 il arasında olduğunun altını çizen Emniyet Müdürü Aydın, “Bunun nedeni polisimizin özverili çalışmasıdır. Üç ülkeye sınırı bulunan güzel Iğdır’ımızda yaşayan vatandaşlarımızdan bize bir çok olay intikal ettirilmekte; vatandaşlarımızın polise olan desteği ilimizde ki emniyeti daha da arttırmaktadır. Güvenli bir eğitim için güvenlik şarttır. Güvenli bir sanat için güvenlik şarttır, güvenli bir ticaret için güvenlik şarttır. Ancak bu hep beraber kompleks bir çalışma ile meydana gelir. Biz polisler her şeyimizi feda etmek pahasına Iğdır halkımızın hizmetindeyiz.” diye konuştu.Ülke genelinde son günlerde yaşanan olaylarda yüksek sağduyuya ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Aydın, özellikle kamuoyunda bir yere gelmiş, bir yeri tutmuş insanların kamuoyunu sakinleştirmeleri gerektiğini ifade etti.Aydın, “İnsanları tahrik etmemelidirler. Polis herkesin polisidir. Polis devletin polisidir. Polis vatandaşın polisidir. Dün polise saldıranların yarın başları derde girdiğinde ilk sığınacakları kişi polis olacaktır ve kendisine molotof atılan taş atılan polis, belki onları korumak için canlarını ortaya koyacaktır. Onun için kamuoyunda yönlendiren insanlar özellikle devlete karşı, devletin silahlı güçlerine karşı insanları yönlendirirken biraz daha dikkatli olmalıdır.” diye konuştu. “Gecenin saat 3-4′ünde herkes uykudayken, bütün ışıklar sönmüşken bir tek açıkgöz vardır o da polistir.” diyen Emniyet Müdürü Aydın, şöyle devam etti:”Çünkü vatandaşın rahat etsin diye polis her zaman sokakta dır. Bilemezsiniz nereden bir kör kurşun gelecek o polisimizi şehit edecek. Biz polisler olarak kayıtsız şartsız ve limitsiz vatandaşımızı hoşgörü ile karşılayalım, onlar suç işlemiş dahi olsalar hoşgörü ile karşılayalım. Ceza makamı bizler değiliz. Suç işleyen şahısı cezalandırmak polisin işi değildir, bunların cezasını verecek makam yargıdır. Yargı nihai kararı verene kadar bütün insanlar bizim için masumdur. Sokak ta yakalamış olduğunuzu herhangi bir zanlıyı bizim nezaretimize aldıysanız o bizim misafirimizdir. Bunu son yaşanan olaylarda da gördük, nezaretimize aldığımız zanlılar daha sonra bize teşekkür için geldi.” Daha sonra 2009 yılı içerisinde başarılı 139 polis memuru takdirname verilerek ödüllendirildi.Yeni yıl alışverişinden daha fazla pay almak isteyen firmalar, günün ilk ışıklarına kadar çalışarak siparişleri yetiştirmeye çalışırken, bu ürünleri satışa sunan mağazalar da gece geç saatlere kadar müşteri kabul ediyor.Tatlıcısından lokumcusuna, konfeksiyoncusundan imitasyon takıcısına kadar her sektörde hareketliliğin gözlendiği yeni yıl alışverişinde, geçen yılın aynı dönemine göre dikkat çekici boyutta artış olduğu gözleniyor.Dünyaca tanınmış birçok markanın bölge bayisi Meteks Tekstil Yönetim Kurulu ve Adana Genç İşadamları Derneği (AGİAD) Başkanı Mehmet Işıkay yaptığı açıklamada, yeni yıl alışverişinin piyasaya büyük moral sağladığını bildirdi.Işıkay, Türkiye’de ekonomik göstergelerde iyiye gidişin dikkati çektiğini, bunun anında tüm sektörlere olumlu hava olarak yansıdığını belirterek, ”Yeni yılın bir hafta öncesinden başlayan hareketlilik, geçen yıla göre dikkat çekici boyutta artış gösterdi. Özellikle markalı ürünlerin satışı patlama yaşattı” dedi.Ramazan ve Kurban bayramlarında, daha çok çocuk reyonlarında hareketlilik yaşandığını anımsatan Işıkay, yeni yıl alışverişinin bayramları en az ikiye katladığına dikkati çekerek, ”Bu olumlu havanın devam etmesi, alış veriş trafiğinin hız kesmemesi için yeni yılın ilk gününde de indirimler ve kampanyalı satışlar sürecek” diye konuştu.Işıkay, yaz sezonunu da yeni yılın ilk haftasından itibaren açacaklarını, ardından şubat ayının ilk yarısındaki ”Sevgililer Günü” ile moral havasının süreceğine inandıklarını kaydetti.Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İzmir İl Başkanı Ömür Kabak, demokratik açılımı anlatmak için çeşitli sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ediyor. Kabak, bu amaçla gittiği İzmir Barosu’nda yapılan toplantının basında yer alması hakkında, “Toplantının içeriğinin haber yapılmaması konusunda mutabık kalmıştık.” dedi.AK Parti İl Başkanı Kabak, baroya açılımı anlatmak için yaptığı ziyaretin ardından toplantının içeriğinin bazı basın kuruluşlarında yer almasının kendisini şaşırttığını söyledi. Ömür Kabak, “İzmir Baro Başkanı Özdemir beyle görüşmemizin basına yansıtılmaması konusunda fikir birliği yaptık. Gazetelerde yer alan haberin aksine toplantı gergin değil, normal bir atmosferde gerçekleşti.” şeklinde konuştu. Partinin il teşkilatı olarak her türlü sivil toplum kuruluşuna açılımı anlatmanın görevleri olduğunu ifade eden Kabak, “Bütün gruplara açılımı anlatmak için çaba sarf ediyoruz. Bu amaçla İzmir Barosu’nu da ziyarete gittik. Yanımda yönetim kurulundan dört arkadaşım vardı. Baro Başkanı Özdemir bey ve yönetim kurulu, bizi gayet iyi karşıladılar. Açılımı ve partimizin çalışmalarını anlattık, Özdemir bey ve arkadaşları da kendi açılarından eleştirilerini dile getirdi. Toplantının içeriğinin basına kapalı olması konusunda Özdemir beyle mutabakat sağladık, aynı şekilde haber yapılmaması konusunda da mutabıktık. Basında yer alan haber beni şaşırttı. İçeriği konusunda bilgi vermemek üzere anlaştık, ben sözümü tutacağım.” diye konuştu.Böyle bir mutabakat olmadığını söyleyen İzmir Barosu Başkanı Özdemir Sökmen ise, “Ömür beyle aramızda böyle bir anlaşma olmadı. O yüzden basından bana ulaşan kişilere toplantının içeriği hakkında konuştum. Haberde yazılanlar benim yaptığım açıklamalar, hepsi de doğrudur.” dedi.
Mustafa Denizli’nin kendisine sorulan sorulara verdiği cevaplar şöyle:*2009 Beşiktaş’ın senesi oldu. 2010 yılından aileniz, kendiniz ve Beşiktaş için neler bekliyorsunuz?
2009′daki beklentilerimiz 2010′da da devam ediyor. Tabloyu şöyle bir değerlendirecek olursak, geçen yılla aşağı yukarı aynı yolu izliyor gibiyiz. Tabii hedeflerin yanında en önemli konu sağlık… Ailem, futbolcularım, Beşiktaşlılar ve bütün insanlar için öncelikle sağlık diliyorum. Biz Beşiktaş olarak geride kalan yılda sağlıktan pek iyi not alamadık. Hastalıklar, sakatlıklar Beşiktaş adına çok olumlu bir tablo çizmedi açıkçası. Ama ümit ediyorum ki bütün bunlar bizim hedeflerimizi engellemeyecek. İlk yarıyı bitirdik. Liderin 5 puan gerisindeyiz. Ancak rahat ve umutluyuz. Malum geçen sene de ilk yarıdaki 6 puan farktan sonra sezonu çifte kupayla tamamlamış bir takımız. Bu sene aşama var. Geçen seneden bir puan daha yakınız lidere (gülüyor). Geçen seneki yolu tekrar yürüyeceğiz gibi gözüküyor. Ligin başında ve sonunda aldığımız sonuçlarla düşündüklerimizin biraz uzağında kaldık. Ligin başında yaşadığımız tablo normaldi, benim beklemediğim bir tablo değildi. Ancak son oynadığımız Diyarbakır, Manisa ve Bursa maçlarındaki kayıp 7 puan, benim düşüncelerimin çok uzağında bir kayıptır. Ben her şeye optimist yaklaşan bir insanım ama bu üç maçtaki kayıplara çok sinirlendiğimi açık açık söyleyeyim. Bunu telafi edecek olan yine bu takım. İki sezon arasındaki en önemli fark; geçen yıl rakiplerimiz bizi belirgin bir korku unsuru olarak görmezken, bu sene korku unsuru olarak görüyorlar. Bunu ikinci yarıda da hissedecekler. Bu durum bizim için zaman zaman avantaj zaman zaman dezavantaj olabilir. Çünkü hepsinin aklında “Bak geçen yıl bunlar yaşandı. Böyle bir Beşiktaş yine gelecektir” düşüncesi belki onları biraz daha fit durumda tutar. Ama neticede nereden bakarsan bak, bir de bunlarla bizim oynayacağımız maçlar var. Yani artık şampiyonluğun birinci derecede belirleyicisi bu beş takımın kendi arasında oynayacağı maçlar olacak. Peki bizim bu ilk beşle yapacağımız maçlar bizi nasıl etkiler? Tabloya baktığımız zaman üçüne kaybetmişiz; Galatasaray, Kayseri ve Bursa’ya. Fenerbahçe’yi yendik. Böyle bir tablo ikinci yarıda da oluşur mu? Söz konusu değil. Nerede oynarsak oynayalım böyle bir tablo bir daha olmaz. Beşiktaş’ın ilk yarıda bu dört maçtan üç puan alması, ilk yarıdaki puan cetvelindeki yerinde belirleyici unsurlardan biri oldu. Dolayısıyla buradaki tabloyu değiştirecek güce sahip olan bir takım Beşiktaş. Bütün bunların değerlendirmesini tabii ki biz kendi içimizde yapacağız.*Geçen yıl, ilk yarı bittiğinde yine sizinle röportaj yapmıştık. O zaman dile getirdiğiniz şampiyonluğa yönelik iddialı yorumlar, “26. haftaya” yaptığınız vurgu yine çok tartışılıyordu. Siz röportajımızda “Ben takımıma güvenerek bu iddiaları ortaya koyuyorum” demiştiniz. Sonunda yanılmadınız. Takımınız da sizin güveninizi boşa çıkartmadı. İkinci devreye baktığımız zaman da takımın defanstaki başarısını hücumda tam olarak gösteremediğini, bazı yıldız futbolcularımızın beklentileri ilk yarıda karşılayamadıklarını görüyoruz. Ancak bunların hepsine sizin bir önleminiz vardır diye de düşünüyoruz…
Yine ben takımıma güvenerek söylüyorum; biz en az geçen yılki kadar bu şampiyonluk yarışında iddialıyız. Bu takım normal çizgisinde olduğu zaman da bu iddiasını gerçekleştirir. Bundan hiç kimsenin, hiçbir Beşiktaşlı’nın şüphesi olmasın. Beşiktaş bu ligin belirleyici takımıdır. Ve kendi durumunu da yine kendisi belirleyecektir. Geçen yıl kazandığımız unvanları bir defa bizden almaları için olağanüstü çaba sarfetmeleri ve başarı çizgisine yaklaşmaları lazım. Biz ancak ve ancak bütün bunları aldığımız sonuçlarla, oynadığımız futbolla gerçekleştiririz. Şu anda söylediklerimin çok büyük bir mana ifade etmesi söz konusu değil. Biz düşüncelerimizin gerçekleşmesini kendi çalışmalarımızla ortaya koyacağız. Onun için en azından şu anda hiç kimse Beşiktaş bu yarışın içinde değil diye bir yargıya varamaz. Bugün önümüzdeki takımlarla aramızdaki farklar 1-2 maç çizgisine endeksli. Neticede bu takımlarla da biz içerde ve dışarda mücadele edeceğiz. Beşiktaş’ın neyi başarıp neyi başaramadığını da o zaman daha rahat göreceğiz.*Sizin yorumlarınız, duruşunuz ve başarılarınız basında bazı isimleri oldukça rahatsız ediyor. Sizin gerçi bunlara çok güzel bir yorumunuz oldu; “Başarı faturasız kalmaz” diye… Bu insanlar size baktıklarında kendi başarısızlıklarını mı görüyorlar acaba? Hiç hak etmediğiniz o yorumları artık futbolla açıklayabilmek çok zor; bunları psikolojik, sosyolojik olarak incelemek gerekir diye düşünüyorum.
Bir nevi kimlik arayışında olan kişiler var. Bu kimliği nasıl bulur? “Belki Mustafa Denizli beni muhatap alırsa, buraya kadar bir şey olamadım belki bundan sonra bir şey olurum” diye düşünce yapısına sahip olanlar da var. Dikkat çekmek isteyenler de var. Biz, bizi kendi meslek çalışmalarımız için eleştirenlere hep saygı duyduk. Onlara çok kibar, sevecen yaklaştık. Tabii onlar benim Beşiktaş Teknik Direktörü olduğumu bazen unutuyorlar. Onlara o çizgide cevap vermemi beklerlerse daha çok beklerler. Daha bir o kadar süre beklerler. Beşiktaş Teknik Direkörlüğü yapan biri o çizgideki eleştirilere muhattap olmaz, cevap vermez. Ne olur? Beşiktaş Teknik Direktörlüğü’nden ayrılırsam ne olur? Belki bunları üç kişi beş kişi okuyorsa ondan sonra okumaz. Benim Beşiktaş Teknik Direktörlüğü’nden sonra onlarla ilgili bir çalışmam olmaz. Onların da yazacak bir şeyi kalmaz. Bu eleştiriyi yapanların Beşiktaş’la ilişkileri var mı yok mu, severler mi sevmezler mi onu bilmiyorum. Ancak camia tarafından hoca ve takım hiçbir şekilde yalnız bırakılmaz. Benim kendimi savuncak bir durumum olduğu zaman zaten savunmaya muktedirim. Onun dışında kimseye ihtiyacım olmaz.Bunlar tarafından ilk yarıda yapılan yorumlara baktım; 6 haftanın sonunda bizi küme düşürüp Galatasaray’ı şampiyon ilan etmişler. “Beşiktaş 12 puan farkı kapatamaz”, “Beşiktaş’ın bundan sonrası iyi olamaz.”, “Deniz bitti”, “Alzheimer olmuş balıkçı” gibi yorumlar yapmışlar. Bunları anlayabilmek mümkün değil.Bunların hakikaten bir önemi yok. Ne bunlar akıllanır veya doğruyu görüp doğru eleştiri yaparlar, ne de Beşiktaş’ın bu yarıştaki sevgisi, mücadelesi sona erer. Eğer ligi 6 haftada 8 haftada bitiriyorlarsa zaten futbolla ilişkilerinin ne olduğunu söylemeye gerek yok. Burada önemli olan şu; Türkiye’de öyle veya böyle tribün insanı bazı şeylerden etkileniyor. Bu etkilenmeyi ortaya da koyuyor. 1.5 yıldır yedikleri, içtikleri, yazdıkları hangi çizgide olduğu belli olan insanlara, bu insanlar herhangi bir paralellik göstermiyor. Tepki gösteriyor, paralellik göstermiyor. Dolayısıyla onlara benim buradan ekstra bir şey söylemem gereksiz. Beşiktaş’ın ne olduğu ve ne olacağı 6 mı 8 mi yoksa 34 haftada mı belli olur bunu birlikte göreceğiz.*Şimdi de 30. hafta konuşuluyor hocam…
Bu 30. hafta şu; bunu söylediğim zaman herhalde ligin 9 ya da 10. haftasıydı. Bu sene geçen yılki gibi şampiyonluk yarışının son haftaya kalmayacağına, şampiyonun 30. haftada belli olacağına, bu takımın Beşiktaş olmasını da ümit ettiğime vurgu yaptım. Bu benim birinci derecede isteğim. Ondan sonra, çalışarak gerçekleştirebileceğim bir konu. Onun dışında ilave ettiğim bir söz de var; Beşiktaş tamamen bu yarışın dışında da kalabilir. Ama lig bir şampiyon çıkaracaksa bu sene muhtemelen 30. haftada bu belli olur dedim. Bu sözlerimden, “Beşiktaş 30. haftada şampiyon” anlamını çıkarttılar. İnşallah… Bir defa da onların dilekleri olsun (gülüyor). *Ortaya koyduğunuz iddiaların sürekli gerçekleşmesi nedeniyle “kahin” diyorlar size… Oysa kahin; doğaüstü yollardan, gizli, bilinmeyen şeylerle geleceği bilme iddiasında bulunan kişilere deniyor. Bu yakıştırmada dahi sizi kabul edememe, bu iddialarınız arkasındaki bilgiyi, tecrübeyi görmek istememe çabası olduğunu düşünüyorum. Bu kahin ifadesi de hiç hoş değil bence… Sizin hoşunuza gidiyor mu?
Hiç hoşuma gitmiyor. Zaten benimle onların futbola bakış açısını çok açıkça gösteren yargılardır. Bu yargıları ben ortaya koyarken hiçbir şekilde yanılmam diye de koymuyorum. Ben kendi düşüncelerimi, tecrübelerimi ve görünen tablonun analizlerini ileriye dönük olarak yaptığım zaman o sonuçlara varıyorum. Kendi kişisel sonuçlarımı da açıklama cesaretini gösteriyorum. Kendinden korkanlar, kendine güvenemeyenler bu düşüncelerini açığa vuramazlar. Benim onlarla aramdaki fark bu. Onlar düşünceleri, tahminleri varsa bile ancak evde hanımlarına, çocuklarına falan söyleyebilirler; ondan sonra da onlara “Ben sana dememiş miydim?” derler…*Sizin demeçlerinizin büyük cesaret gerektirdiği bir gerçek tabii… Ama sizin o duruşunuz bütün Beşiktaşlılar’da, özellikle de takım üzerinde gerçekten büyük bir güven, inanç, rahatlık ve her zaman bir umut barındırıyor.
Zaten benim söylediklerim kişisel bir sonuç değil. Takımla ilgili sonuçları ben ortaya koyuyorum. Kişisel olsa daha farklı şeyler söylerim. O ifadeler, “kahin” kelimesinin kimin tarafından kullanıldığına bağlı.*Siz hakemlerle ilgili hiçbir zaman konuşmak istemezsiniz biliyorum ama Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın demeci hakemleri etkiler mi? Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Bir kulüp başkanının çok sert ifadeler kullanmadığı sürece, bazı şeylerden rahatsızlıklarını ifade etmesi çok kötü bir şey değil. Neticede kulüp başkanları omuzlarında büyük bir yük taşıyan, sorumlulukları tüm camiaya karşı fazla olan insanlar. Tabii Aziz Yıldırım’ın veya bir kulüp başkanının ne söyleyip söylemediği çok önemli değil. Eğer bundan etkileşim varsa karşı tarafı sorgulamak lazım. Herkes çıkıp bir şey söyleyebilir. Bundan niye etkileneceksin ki sen? Bunun üzerine tabii birkaç hatalı karar da olunca hemen üzerine konduruluyor. Aziz Yıldırım’ın bu tür konuşmaları dönem dönem diğer kulüp başkanları tarafından yapılmıştır. Onun üzerine çok fazla durmuyorum. *İlk yarıdaki en unutamadığınız, en keyif aldığınız maçınız hangisiydi?
Tabii iki tane unutulmaz maç var, bunlar sezon sonunda hatırlanması gereken maçlar olarak hafızalarda kalmalı. Bir tanesi Fenerbahçe bir tanesi Manchester maçı. Fenerbahçe maçı büyük bir ihtimalle arşive girecektir, Manchester maçı da tarihe geçecektir. Yani bunların iki tanesi Beşiktaş tarihi açısından, bir tanesi ezeli rekabet açısından, bir diğeriyse ülke adına çok önemli. Beşiktaş olarak çıkıp kimlik değiştiriyorsun, ülke takımı adına başarıyorsun. Bu sadece senin ülkende hatırlanan bir galibiyet olmuyor, bütün dünyada uzun süre unutulmayacak bir galibiyet olarak hafızalarda kalacak. Tabii ki bunlar benim birinci yarı itibariyle mutlu günlerim. Ama mutluluk futbol takımlarının yarışında, sonuçta yaşanacak olan mutluluktur. Ona da önümüzde 4-5 aylık bir süre var.*Son sözde nasıl bir mesaj vermek istersiniz taraftarlarımıza, camiamıza?
Bir filmin tekrarı gibi bir sezon yaşıyoruz. Geçen yıl da aşağı yukarı aynı tabloları yaşadık. Sonuç itibariyle söylemiyorum; tribün ve takım görüntüsü olarak söylüyorum. İkinci devredeki Beşiktaş taraftarıyla, Beşiktaş takımının buluşması gerektiğini artık hem onların hem bizim idrak etmemiz lazım. Geldiğim günden beri taraftarla ilgili mesaj vermiyorum. Çünkü bu kadar çok sosyal içerikli, sportif içerikli mesaj üreten gruba karşı herhangi bir mesaj vermeniz havada kalabilir. Çünkü onlar da son derece üretken. Sadece şunu söyleyelim; onlar bizi biliyor biz de onları. Gerisi problem değil.
Ses getirmesi beklenen filmin senaryosunu yazım aşamasında. Film için Clive Owen, Javier Bardem, Monica Belluci ve Nichole Kidman gibi ünlü starlara teklif sunulacak.ABD’de yaşayan Yazar Alev Kurtiye’nin eseri olan Gözyaşı Sarayı, Binnur Karaevli’nin isim haklarını almasıyla, uzun metrajlı filme dönüştürülmesi için çalışmalar hızlandı. Cihan’a açıklamalar yapan Yapımcı-Yönetmen Karaevli, projenin ana taslağının hazır olduğunu ve oyuncularla temasta olduklarını belirtti. Filmin yönetmenliğini de üstlenen Binnur Karaevli, Türkiye’den birçok şirketle bağlantıda olduklarını ve filme Kültür Bakanlığı’nın da sıcak baktığını ifade etti. Doğu ile Batı’nın uyumlu bir birliktelik ile yan yana gelebilecekleri tek yerin 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarının olduğunu gösteren Gözyaşı Sarayı, Avrupa, Afrika ve İstanbul’da geçiyor. Bu yönüyle proje dünya sinemasında da ilk olma özelliğini taşıyor. Zira çok uluslu ortak projeyle Osmanlı Dönemine ilişkin ve içinde Türkler’in de olduğu bir film bugüne kadar yapılmadı. Karaevli, filmin geçmişi bilmek adına önemli olduğunu, zengin bir hikâyeyi bünyesinde bulundurduğunu ifade etti. Proje doğu ve batının bir arada olduğu Süveyş kanalının açıldığı bir döneme tekabül ediyor. İstanbul aynı bugünkü gibi o dönemde kültürlerarası köprü görevi görüyor. Film İngilizce olacak. Çünkü Osmanlı Devleti bünyesi birçok yabancı unsuru barındırıyordu. Kitap yazarı Alev Kurtiye gerek Osmanlı, gerekse harem konusunda uzman bir isim. Bununla birlikte konsept danışmanı olarak filmde tarihçilerden de yararlanılacak. Kostümlerin de gerçekçi olması adına gerekenler yapılacak. Film uluslar arası olma, tüm dünyaya hitap etme iddiasında. Binnur Karaevli film için, sponsor firmanın önemine işaret ederken, Türkiye’de olsun Avrupa’da ve Amerika’da olsun gereken görüşmeleri yaptıklarını çok sayıda firmalarla dirsek temasına geçtiklerini kaydetti. Bu proje için Kültür Bakanlığı ile görüşüldü ve gereken destek de alındı. Filmin bir bölümü İstanbul’da geçiyor çünkü Saray ve Payitaht’ın merkezi konumunda. Aşk hikâyesinin gereği olarak filmin bir kısmı Avrupa, diğer kısmı ise Mısır ve Ürdün’de geçecek. Global olma iddiasını taşıyan filmin senaryonun bitimi ve Türkiye’den gereken desteği alması büyük önem arz ediyor. Senaryo şu an yazım aşamasında olup, film de Abdulaziz karakteri için İngilizce’yi iyi bilen bir Türk aktör, bunun yanı sıra diğer roller için, Cliwe Oven, Eric Bana Javier Bardem gibi oyunculara ve Nichole Kidman, Monica Belluci, Juliette Binoche dünya sinemasının önemli isimlerine teklif sunulacak. Binnur Karaevli, son olarak ses getiren belgesel filmi Turkish Women Who Dare’den de söz etti. Nur, Banu ve Belkıs isimli üç kadını toplumsal şartları bağlamında geniş bir yelpaze içinde işlediğini ifade etti. Belgeselde değişik yörelerden pek çok kesimden kadınlar zengin bir içerik dahilinde anlatılıyor. Özellikle, köylü, şehirli, eğitimli, eğitimsiz kadınların çabaları kendilerini ve toplumsal hayatlarını değiştirmesi, dönüştürmesi adına faaliyetler ve çabalar belgeselde fazlasıyla kendisine yer buluyor. Turkish Women Who Dare’ın, 2010 içinde uluslar arası festivallerde gösterilecek olup, bahar aylarına yakın bir dönemde Türkiye’de vizyona girmesi bekleniyor. Önümüzdeki 4 yılın yöneticilerinin belirleneceği genel kurulda yarışacak olan ve Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Ankara Bakkallar ve Bayiler Odası Başkan Adayı Zekerya Murat yaptığı açıklamada, Ankara Bakkallar ve Bayiler Odası’nın halen başkanlığını sürdüren Bendevi Palandöken’in 32 yıldır bu görevi sürdürdüğünü belirterek, ”Yönetim anlayışının artık değişme ve yenilenme zamanı geldi” dedi.Bakkallık mesleğinin içinden gelen ve amacı esnafına hizmet etmek olan birisi olduğunu anlatan başkan adayı Murat, ”değişimi esnaf arkadaşları ve ekibiyle birlikte gerçekleştirme” vaadinde bulundu.Bakkal esnafının Türkiye’nin her döneminde ekonomik ve sosyal denge unsuru olduğunu, bakkalların bu güne kadar kendisini gerçek manada temsil edecek bir oda yönetimine sahip olamadığını öne süren Murat, şöyle devam etti:”Her defasında farklı gerekçe ve yöntemlerle iş başında kalmayı başaran mevcut oda başkanı ve yönetimi, bakkal esnafının bu günkü geldiği durumun tek sorumlusudur. Görevde bulundukları süre boyunca; değişen pazar payları ile gelişen olumsuz ekonomik koşulların altında esnafımızın ezilmesine sesiz kalmışlardır. Basiretsiz ve beceriksiz, kendi makam ve çıkarlarını ön planda tutan, günü kurtarmaya çalışan bir yönetim anlayışı sergilemişlerdir. Bütün bunların sonucu olarak 2010 Türkiye;sinde bakkal esnafımız bitme noktasına getirilmiştir.Esnaflık hayatına 1982 yılında bakkal olarak başlamış birisi olarak köhnemiş bir dönemi kapatıp, yeni bir dönemi başlatmak istiyorum. 27 yıllık esnaflık hayatım boyunca esnaf teşkilatlarının her kademesinde görev aldım. 2006 yılından itibaren de Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odası Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütmekteyim. Bakkallığı, bakkal esnafının sorunlarını ve çözümlerini bilen biri olarak; ehliyetli, bilgili ve donanımlı esnaf arkadaşlarımla birlikte mesleğimizi hak ettiği yere taşıyacağım.”Murat, Olağan Genel Kurul Toplantısının yapılacağı Ankara Bakkallar Odası Eğitim ve Sosyal Tesisleri toplantı salonunun küçük olduğunu da belirterek, bunun Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun, ”Genel Kurul toplantıları, üye sayısına uygun büyüklükte salonda yapılır” hükmüne aykırılık teşkil ettiğini ileri sürdü.Ankara Bakkallar ve Bayiler Odası Başkan Adayı Zekerya Murat, ”325 metrekarelik bir salonda 8 bin 310 kişilik bir Genel Kurulun yapanlar ve bir olumsuzlukta vebal altında kalarak bu süreci devam ettirenler ezilirler” dedi.Alınan bilgiye göre sabah saatlerin de Konya Büyükşehir belediyesi 188 doğum ambulansı sancak mahallesinden hamile bir kadını hastaneye götürürken, 42 BB 160 Ambulans Şoför Mehmet yalçın (34)kavşakta 42 AVJ 66 Seyit Kara (28) kullandığı araçla çarpıştı.Dün meydana gelen olayda Sevda Yalçın (28), Ayten Yalçın (23), Ayşe Yalçın (67) yaralandı. Yaralılar başka bir ambulansla Konya Meram Eğitim Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Yaralıların ve hamile olan Ayten Yalçın ve karnında taşıdığı bebeğin durumu iyi olduğu bildirildi.
ZEDHABER-KONYABuna göre, Yatırımcıları Koruma Fonu’ndan hak sahiplerine tasfiye sonucu beklemeksizin yapılabilecek azami ödeme tutarı yeniden değerleme oranında artırılarak, 57 bin 874 liradan 59 bin 147 liraya çıkarıldı.Özel Fon’dan hak sahiplerine yapılabilecek ödeme tutarı da 15 bin 432 liradan 15 bin 772 liraya yükseltildi.Yeni yılda idari para cezası asgari-azami tutarları 17 bin 170-114 bin 464 lira olarak belirlenirken, ağır para cezaları da A,B ve C bentlerine göre 1.250 gün-10 bin gün arasında değişecek.Halka açık anonim ortaklıklara ilişkin rakamlarda 1 Ocak 2010-31 Aralık 2010 tarihlerinde geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranı tutarında artırıldı. Buna göre, minimum halka açılma oranlarına ilişkin sermaye rakamları 16 milyon 250 bin-81 milyon lira, kayıtlı sermayeye geçiş rakamları 4 milyon lira, kar dağıtım muafiyetine ilişkin rakamlar 57 bin lira, kurul kaydından çıkmaya ilişkin rakamlar 3 milyon 434 bin-286 bin lira, halka arzda kısıtlamalar da 163 milyon 500 bin lira olarak belirlendi.Yeni yılda yatırım fonu asgari başlangıç tutarı ve menkul kıymet yatırım ortaklıkları başlangıç sermayesi 4 milyon 50 bin lira olarak açıklandı. Aracı kurumların asgari öz sermaye yeterliliğine ilişkin rakamlar 84 bin-803 bin lira olarak belirlendi. SPK duyurusunda, ilgili mevzuata göre gayrimenkul değerleme uzmanlığı lisansına sahip olanların, tüzel kişiliği haiz kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği’ne üye olmak için başvurmak zorunda oldukları hatırlatıldı. Finlandiya’daki Kuopio Üniversite Hastanesinden Dr. Kaisa Raatikainen ve ekibi, 1989-2007 yılları arasında hastanede yapılan 17 bin 114 doğumla ilgili araştırma yaptılar.Araştırma kapsamındaki kadınların dörtte üçünün 6 ay içinde, yüzde 12’sinin 6 ay ila 1 yıl içinde, yüzde 6’sının 13 ayla 2 yıl arasında, yüzde 4′ünün ise 2 yıldan daha uzun bir sürede gebe kalabildiği belirtildi.Gebe kalma zamanıyla gebelik sonuçlarının karşılaştırıldığı araştırmada, gebe kalmaları 2 yıldan fazla süre alan kadınlarda erken doğum ve sağlıksız bebek dünyaya getirme olasılıklarının yüzde 51 ila 64 daha fazla olduğu saptandı.Bilim adamları, “Fertility and Sterility” dergisinde yayımlanan araştırmada, bir kadının gebe kalma süresi ne kadar uzun olursa doğumdan önce en az bir kez düşük yapma olasılığının o kadar fazla olduğunu da belirlediler.Dr. Raatikainen ve ekibi ayrıca, bu kadınlarda gebelik veya doğum sırasında, hamilelikle bağlantılı şeker hastalığı ve cenini saran zarda enfeksiyon gibi olumsuzluklara da daha çok rastlandığını saptadı.Hisarcıklıoğlu, yayımladığı yeni yıl mesajında, 2009′un küresel iktisadi krizin etkilerinin tüm dünyada ve Türkiye’de insanlara büyük sıkıntılar verdiği bir yıl olduğunu ifade etti. Her yeni yılın taze bir başlangıç, yeni ümit demek olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, ekonomik büyümenin liderliğini üstlenen, yatırımı, istihdamı ve ihracatı sağlayan Türkiye’nin müteşebbisleri, sanayicileri, tüccarları, üreticileri ve iş insanları olarak 2010 yılında sağduyunun, empatinin, uzlaşmanın öne çıktığını görmek istediklerini kaydetti. Vali Atış, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kamu kurumlarının yemek ihalesini alan bazı firmaların yemeklerinde ”tek tırnaklı’ etine rastlanmasıyla ilgili soruşturmanın titizlikle yürütüldüğünü, sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapıldığını ancak, tekrarını önlemek için de gerekli tedbirlerin alındığını söyledi.Atış, denetimlerin devam ettiğini, at-eşek eti kullanımının asgari düzeyde olduğunu düşündüklerini belirterek, ”Özellikle de kıymada kullanıldığını düşünüyoruz. Ayrıca, yemek ihalesini alanlar arasında üç çeşit yemeği 2 TL’ye verenler de var. Bu nedenle, aşırı ucuzluk konusunu da inceletiyoruz” dedi.Yemek işlerinin ihaleyle verildiğine dikkati çeken Atış, ”Kim ucuza veriyorsa ‘evet’ deniliyor. Çünkü, ihale şartnameleri neyse o uygulanmak zorunda. Aynı şartlarda, aynı nitelikte yemek vereceğini iddia edene ihale veriliyor. Bunun aksini yapan, yani, daha ucuz teklif varken, daha yüksek teklife ‘evet’ diyen bu kez suçlu duruma düşüyor. O zaman, gazetelerin manşetlerinde ‘niye pahalı teklif verene verildi’ sorularına muhatap olunur” diye konuştu.Bu arada, yemek ihalesini alan firmaların, 3 çeşit yemek verip, mutlaka tatlı ya da meyve bulundurma zorunluluğunun yanı sıra yemeği kuruma ulaştırma maliyetini de üstlendiği öğrenildi.Adana Tarım Müdürlüğü İl Kontrol Şube Müdürlüğünün denetiminde, Yurtkur’a bağlı bir yurt ile bir hastanede yemek ihalesini alan firmanın, yemeklerde at-eşek eti kullandığının tespit edilmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında, bu firmanın Kozan’da taşımalı eğitim gören öğrencilere de yemek verdiği tespit edilmiş, denetim ve soruşturma genişletilmişti.Bu arada, Adana Vali Yardımcısı Fikret Deniz başkanlığında oluşturulan komisyonun, konuya ilişkin çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.Futbol Federasyonu’nun Tam Saha Dergisi’nin ocak ayı sayısında röportajı yer alan Yekta, Trabzonspor ve Fenerbahçe ile yaptıkları maçların ardından medyada sıkça yer aldığı, bir yazarın kendisini Galatasaray’ın alması gereken oyuncular listesine koyduğu ifade edilerek yöneltilen, ”Bu tip gelişmeler seni nasıl etkiliyor?” sorusuna, ”Bana onur veriyor. Galatasaray gibi bir camiayla adımın geçmesi bile beni mutlu ediyor. Bu tip haberler ve yazılar beni motive ediyor, cesaret veriyor” yanıtını verdi. Yekta, 2. lig ile kıyasladığında Turkcell Süper Lig’de görev yapmanın daha kolay olduğunu söyledi. Kasımpaşalı futbolcu, üç farklı ligde oynayan bir futbolcu olarak yaptığı değerlendirmede, ”Özellikle 2. ligdeki futbol, rakibin oyununu bozmak üzerine kuruludur. Takımlar çok fazla pas yapmayı, risk almayı yani futbol oynamayı düşünmez. O açıdan bakıldığında Turkcell Süper Lig’de oynamak daha kolay. Herkes kendi yeteneğini ve kalitesini göstermeye çalışıyor” diye konuştu.Ege Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencisi olduğunu bildiren Yekta, derslere giremediği için sürekli sınıfta kaldığını kaydetti. Bu konuda hiçbir kolaylık sağlanmadığından yakınan Kasımpaşalı futbolcu, ”Derslere giremediğim için devamsızlık nedeniyle sürekli sınıfta kalıyorum. Mesleğimin eğitimini alıyorum, ama bu konuda bize hiçbir kolaylık sağlanmadığını da söylemeliyim” şeklinde konuştu.Kasımpaşa Teknik Direktörü Yılmaz Vural’ın, (A) Milli Futbol Takımı Teknik Direktörlük görevine talip olmasıyla ilgili soruyu da Yekta, hocasına destek vererek şöyle yanıtladı:”Yılmaz Hoca’nın başarılı olacağına inanıyorum. Kendisinin de söylediği gibi Trabzonspor dışında büyük takımlarda görev almamış, küçük takımlarda büyük işler başarmış bir teknik direktör. Milli takımın başında güzel işler yapabileceğine, takımını iyi noktalara getirebileceğine inanıyorum. En azından pas yapabilen, oyunun kontrolünü elinde bulundurabilen bir milli takım çıkartır ortaya.”ABD ham petrolünün varil fiyatı Şubat ayı teslimi 44 sent artışla 79,72 dolar olurken, Londra Brent tipi ham petrolün Şubat ayı teslimi de 51 sent yükselerek 78,54 dolara çıktı. Dün ABD ham petrolünün varil fiyatı 79,28 dolardan işlem görmüştü.ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin (EIA), ABD’de ham petrol stoklarının geçen hafta 1,5 milyon varil azaldığının açıklanması, petrol fiyatlarının artmasında etkili oldu. Petrol fiyatlarının gelecek yıl 75 ila 85 dolar seviyelerinde işlem göreceği tahmin ediliyor.Alınan bilgiye göre, Toroslar Mahallesi Hazreti Eyüp Camisi imamı sabah namazı için geldiği caminin avlusunda bez içerisine sarılmış bir paket gördü. Bezi açtığında içinde ölmüş bir bebek cesedi gören imam polise haber verdi. Polislerin olay yerinde yaptığı incelemenin ardından bir günlük olduğu tahmin edilen erkek bebeğin cesedi otopsi yapılmak üzere Mersin Devlet Hastanesi’ne oradan da Adana Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Cami avlusuna terk edilen bebeğin öldükten sonra mı, yoksa ölmeden önce mi terk edilerek soğuktan mı öldüğü yapılan otopsi sonucu belli olacağı bildirildi. Polis bebeğin kime ait olduğunu belirlemek içiSanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, nüfus, şehrin altyapısı, trafik ve çevre gibi etkenleri değerlendirmeden plansız bir şekilde kurulan alışveriş merkezlerinin, aynı zamanda talep analizi de yapılmaksızın gelişme gösterdiğini belirterek, bu alana bir kural getirmenin kaçınılmaz hale geldiğini bildirdi.Edinilen bilgiye göre Ergün, Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği Başkanı Mehmet Tevfik Nane ve beraberindeki dernek yönetim kurulu üyelerini kabul etti ve Alışveriş Merkezleri, Büyük Mağazalar ve Zincir Mağazalar Kanun Tasarısı;na ilişkin sektör temsilcilerini dinledi.Bakan Ergün, burada yaptığı konuşmada, büyük kentlerde alışveriş merkezlerinin düzensiz bir şekilde kurulmasının büyük bir sıkıntı oluşturduğunu ifade ederek, nerede kurulacakları kararının bilimsel ölçütlere göre ve bir analize dayalı olarak verilmediğini söyledi.Bazı yerlerde bir hesap hatası olduğunu dile getiren Ergün, çok kısa aralıklarla, birbirinin içine girmiş şekilde alışveriş merkezlerinin kurulduğunu, şu an gelinen noktanın, mevcut alışveriş merkezleri ve büyük mağazaları da mağdur ettiğini belirtti.Ergün, bunun çok sağlıklı bir gelişme olmadığını kaydederek, ”Nüfus, şehrin altyapısı, trafik ve çevre gibi etkenleri değerlendirmeden plansız bir şekilde kurulan alışveriş merkezleri, aynı zamanda talep analizi de yapılmaksızın gelişme göstermektedir. Bu alana bir kural getirmek artık kaçınılmaz hale geldi. Fransa başta olmak üzere birçok gelişmiş ülkede buna benzer uygulamalar var ve sistem, bu kurallar çerçevesinde düzenli bir şekilde işliyor” diye konuştu.Hem üretici ve tedarikçileri hem satıcıyı hem de tüketicilerin çıkarlarını gözeten bir yasa taslağı hazırladıklarını dile getiren Ergün, kamunun düzenleyici ve denetleyici rolü çerçevesinde, müdahaleci anlayıştan uzak bir şekilde sağlıklı şehirleşme, çevreye duyarlılık, tüketici memnuniyeti, üretici ve tedarikçilerin eşit rekabet koşullarında ticaret yapabilmeleri ile piyasa ekonomisi işleyişine uygunluğu gözeten bir düzenleme yapmak durumunda olduklarını anlattı.Ergün, organize perakende ticaretinin, dünyadaki gelişmelere paralel olarak Türkiye’de de önemli gelişimler gösterdiğini belirterek, ”Bakanlık olarak, bu alanı düzenlerken sektörü temsil eden kuruluşlar başta olmak üzere her kesimin görüş ve önerilerine değer veriyoruz. Uzun süredir kamuoyunu işgal eden bu konuyu önümüzdeki aylar içerisinde çözüme kavuşturacağımızı ümit ediyorum” dedi.Edinilen bilgilere göre, Ferşat Büyüksu, Esendere Belediye Başkanı’nın kardeşi Nusret Altekin, Niyazi Altöre, Fahrettin Düzen, Necmettin Baltacı, Cafer Baltacı, Enver Baltacı, Necmettin Dirit, Necmettin Koparan ve ismi öğrenilemeyen 1 kişi, İran’ın Sero bölgesi Carrah karakolu tarafından gözaltına alındı.
Edinilen bilgiye göre, Irak’ın kuzeyinden Habur Sınır Kapısı’na gelen, terör örgütü PKK üyesi olduğu belirtilen H.T. (23), Y.K. (34), (18), A.D. (33), T.Y. (18), M.K. (18), M.S. (28) ve A.S. (32) burada güvenlik güçlerine teslim oldu. M.S’nin 2 çocuğunu da yanında getirdiği bildirildi.7 kişinin jandarmada sorgusuna başlandığı belirtildi.
Meteorolojinin hava tahmin raporuna göre bugün Doğu Karadeniz kıyıları (Trabzon, Rize ve Artvin), Batı Karadeniz kıyıları (Zonguldak, Karabük, Bartın, Sinop ve İnebolu) yağmur, Doğu Anadolu’nun doğusu (Kars, Ardahan, Ağrı, Iğdır, Bitlis, Hakkari ve Şırnak) ile Batman çevreleri kar şeklinde olacak.Sabah saatlerinde yurdun iç ve doğu kesimlerinde buzlanma ve don hadisesi ile birlikte yer yer sis görülecek. Rüzgar, Marmara ve Kuzey Ege kıyılarında güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli olarak esecek. Cuma günü ise Akdeniz, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu’nun güneybatısı (Malatya, Elazığ, Tunceli ve Bingöl) ile Artvin ve Ardahan çevreleri yağmur ve sağanak yağışlı, diğer yerler parçalı bulutlu geçecek. Rüzgar, yurdun batı kesimlerinde güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına şeklinde olacak.Cumartesi günü de Edirne ve Kırklareli dışında bütün bölgelerimiz yağışlı geçecek. Yağışlar genellikle yağmur ve sağanak, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri (Gümüşhane, Bayburt ve Artvin) ile Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunda (Erzurum, Kars, Ardahan, Ağrı ve Muş) kar şeklinde olacak. Yağışların Doğu Karadeniz kıyıları, Doğu Anadolu’nun batısı (Tunceli, Bingöl ve Muş) ile Kahramanmaraş, Adıyaman ve Diyarbakır çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgar yurdun iç ve batı bölgelerinde güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli olarak esecek.Pazar günü, Marmara, Ege, Karadeniz, İç Anadolu’nun kuzey ve doğusu (Konya ve Karaman dışında), Doğu ve Güneydoğu Anadolu, Doğu Akdeniz ile Isparta ve Burdur çevreleri yağışlı geçecek. Yağışlar yağmur, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri (Gümüşhane, Bayburt), Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu (Erzurum, Kars, Ağrı, Muş, Van ve Hakkari) ile Edirne, Kırklareli, Afyon, Kütahya, Bolu, Kastamonu ve Sivas çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacak.Hava sıcaklığı Perşembe günü kuzey, iç ve batı bölgelerinde 4 ila 6 derece, Cuma günü kuzey ve iç kesimlerde 4 ile 6 derece artacak. Kar kalınlıkları ise şöyle: Sarıkamış Kayak Merkezi’nde (pist üzerinde) 67, Erciyes’de 40, Uludağ’da 25, Arpaçay’da 23, Sarıkamış’da 20, Kars’da 9, Nevşehir’de 4, Gümüşhane’de 3 cm. NTV’de Mirgün Cabas ve Ruşen Çakır’ın sunduğu Yazı İşleri programına fotomuhabir Ara Güler konuktu. Programda fotoğraflarla 2009 değerlendirilmesi yapılırken, fotoğrafların birçoğunu Ara Güler beğenmediğini belirtti. Ekonomik kriz, Başbakan Erdoğan’ın Davos çıkışı konularının değerlendirildiği programda Ara Güler, Davos çıkışını desteklediğini söyledi. Program boyuncu ulusal ve uluslararası birçok konuya yer verilirken, BBP Başkanı Muhsin Yazıcığolu’nun helikopter kazasında hayatını kaybetmesi konusuna değinilmedi.
Türkiye Enerji Su ve Gaz İşçileri Sendikası (TES-İŞ), İGDAŞ’daki İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı kuruluşlara ve iştiraklerine ait hisselerin tamamının özelleştirilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin aldığı kararın iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay’da dava açmıştı.AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Danıştay 13. Dairesi, söz konusu İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararının ihale sürecini belirleyen 2. maddesinin (b) ve (e) bentlerinin yürütmesini durdurdu.Danıştay 13. Dairesi’nin gerekçesinde, dava konusu Belediye Meclis kararının 2. maddesinde, İGDAŞ’ın özelleştirilmesiyle ilgili İstanbul Büyükşehir Belediye başkanına yetki verildiğine işaret edildi. ”İGDAŞ’ın söz konusu hisselerinin özelleştirilmesi yönteminin belirlenmesinde ‘blok satış’ veya ‘halka arz’ şeklinde özelleştirilmesine karar verme yetkisinin” de Belediye Meclis kararının 2. maddesinin (b) bendi ile İstanbul Büyükşehir Belediye başkanına verildiği ifade edilen gerekçede, bu konudaki yetkinin Belediye Meclisine ait olduğu, bu yetkinin belediye başkanına devredilesine izin veren açık ve sınırları çizilmiş bir yasa kuralının bulunmadığı vurgulandı.Gerekçede, ”İGDAŞ’ın hisselerinin özelleştirilmesine yönelik özelleştirme yönteminin belirlenmesi hususunda bu yetkinin uyuşmazlık konusu kararın anılan bendi ile İstanbul Büyükşehir Belediye başkanına devredilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır” denildi.Daire, ”özelleştirme işlemleri hakkında İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından belirlenmeyen, ancak özelleştirme sürecinde gerektiğinde, ihtiyaç hissedilen konularda İstanbul Büyükşehir Belediye başkanına karar verme yetkisi veren” 2. maddenin (e) bendini de ”açık ve sınırları çizilmemiş olduğundan” hukuka aykırı buldu.Danıştay 13. Dairesi, dava konusu diğer madde ve bentlerin yürütmesinin durdurulması istemlerini ise reddetti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığının karar itiraz hakkı bulunuyor.Daire, iptal istemini ise daha sonra karara bağlayacak.Kuzey Kore’nin yabancı para birimlerini kullanma yasağının, katı komünist hükümetin ülkenin gelişen piyasa ekonomisini yeniden kontrol altına alma girişimi olarak değerlendiriliyor. Yeni yasaya göre dolar, avro, yuan ve diğer Kuzey Kore para birimi olmayan banknotların kullanımına ağır cezalar öngörülüyor. Yabancı para birimleri daha önceleri çoğunlukla yabancı vatandaşların alış veriş yaptığı marketler ve restoranlar tarafında kabul ediliyordu. Yeni yasağın Kuzey Kore devlet güvenlik bürosu tarafında çıkarıldığı ve 1 Ocak 2010′dan yürürlüğe gireceği bildirildi. Kararın sokaklarda ve işyerlerinde asıldığı ve arık 28 Aralık’tan uygulandığı belirtildi. Karar banklar dışında bütün birey ve kurumların yabancı para birimleri ile işlem yapmasını yasaklıyor.
Kayserispor’un, Ali Turan’ın transferi konusunda Galatasaray ile anlaştığı bildirildi.
Kayserispor Basın Sözcüsü Yücel Şahin, sezon sonuna kadar mukavelesi olan Ali Turan’ın transferi konusunda Galatasaray ile anlaşma sağlandığını belirterek, şunları söyledi: “Kayserispor, Galatasaray kulübü ile 125 bin avro ve A-2 takımından bir futbolcu karşılığında anlaşmıştır. Medyada görünenin aksine, asırlık kulübümüz olan Galatasaray, transferde uyulması gereken kanun ve etiğe tamamen uymuştur.Hassasiyetinden dolayı Galatasaray yönetimine teşekkür ederiz.”MKEK’ye bağlı üretim tesislerinde yapılacak stok sayımıyla kurumun mevcut yerli silah durumu da yeniden gözden geçirilecek. Sayım sonrasında, kurumun yeni yıl silah satışları için fiyat ve pazarlama politikalarının da yeniden belirlenmesi bekleniyor.MKEK Genel Müdürlüğünün son yıllarda rutin olarak yaptığı stok sayımının tamamlanmasının ardından silah satışlarına yeniden başlanacak. Çeşitli cins ve özelliklerde ithal silahın yanı sıra yerli silah üretimi ile iç pazarda önemli bir paya sahip bulunan MKEK’ye bağlı tesislerde yaklaşık 12 cins yerli tabanca satışı yapılıyor.Alınan bilgiye göre, İzmir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi Mali Büro Amirliği ekipleri, piyasaya sahte para sürmek istedikleri öğrenilen grubu takibe aldı. Polisin yaptığı teknik takip ve istihbarat çalışmasının ardından zanlıların yakalanması için operasyon düzenlendi.Mali polisin operasyonunda grubun lideri olduğu ileri sürülen M.G. ile kayınpederi R.G, A.R.T. ve A.Y. gözaltına alındı. Zanlıların gösterdikleri yerlerde yapılan aramalarda, sahte olduğu tespit edilen 111 adet 100 liralık, 280 adet 50 liralık, 32 adet 20 liralık banknot ele geçirildi.Sorgulanan 4 kişinin, paraları İstanbul’dan getirerek, İzmir’de piyasaya sürmek istediklerinin belirlendiği öğrenildi.Zanlıların, işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edilecekleri bildirildi.2000′lerin ilk dokuz yılının, 11 Eylül saldırılarıyla başladığı ve küresel ekonomik krizle sona erdiğini belirten gazete, FT’nin bu son 10 yıla şekil veren, 10 yılı etkileyen 50 kişiyi seçtiğini kaydetti. FT, 50 kişilik listede sadece “kahramanların” değil, bazı “kötü adamların” da yer aldığını belirterek, bu kişilerin dünyada ve bölgelerinde, özellikle siyaset, iş dünyası, ekonomi ve kültür alanlarındaki etkileri dikkate alınarak seçildikleri bildirildi. Gazete ayrıca, listesini tartışmaya açarak okuyucularına, “Bu listede kimler eksik? Kimler çıkarılmalı?, Gelecek 10 yılı sizce kim etkileyecek” sorularıyla interaktif bir ortam oluşturdu. ABD Başkanı Barack Obama,İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad,El Kaide lideri Usame Bin Ladin,Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva,Çin Cumhurbaşkanı Hu Jintao,Ruanda Cumhurbaşkanı Paul Kagame,Birleşik Krallık’ın eski Başbakanı Tony Blair,ABD’nin eski başkanı George W. Bush,Almanya Başbakanı Angela Merkel,Rusya Başbakanı Vladimir Putin,Goldman Sachs’ın Yöneticisi Lloyd Blankfein,Apple’ın Yöneticisi Steve Jobs,Google’ın kurucuları Larry Page ve Sergey Brin,Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg,Amerikalı hip hop şarkıcıları JayZ ve eşi Beyonce,Harry Potter’ın yazarı JK Rowling,Amerikalı televizyon sunucusu Oprah Winfrey,golf oyuncusu Tiger Woods.Mahrukatçılar, kömürle ısınma maliyetinin yıllık 675 lirayı geçmeyeceğini, doğal gaz firmaları ise kömür kullanılan evlerin yıllık yakıt giderinin 2 bin liranın üzerine çıktığını ileri sürüyor.
Her iki taraf da kendi sattıkları ürünün daha ucuz olduğunu iddia ederken, vatandaşlar bu tartışmanın sonucunu deneyerek ve kullanarak öğreniyor.
Bursa Mahrukatçılar ve Benzerleri Odası İbrahim Kurt, geçen yıl 650 liraya kadar çıkan ithal ceviz kömürün tonunun bugün 400 liraya kadar gerilediğini söyledi.
Doğal gazcıların yaptığı hesapta geçen ortalama 100 metrekarelik bir evin, hatta daha büyüğünün kış aylarında 1250-1500 kilogram arasındaki kömürle ısınabildiğini iddia eden Kurt, şöyle konuştu:
”Gerekli olan 1,5 ton kömür ve tutuşturmak için 250 kilogram odunla birlikte bir evin kış boyunca ısınması karşılanabiliyor. Yani ısınma maliyeti 675 lirayı geçmiyor. Merkezi ısınmada bile daire başına 1,5 ton kömür düşüyor.
Doğal gazcılara göre ise mutfak ve banyoda sıcak su ve ısınma maliyetlerinin ise aynı ev için yıllık bin liranın biraz üzerinde olduğu hesap ediliyor.
Doğal gazın mutfak ve banyoda sıcak su konusunda ucuz olduğuna katılıyorum ancak ısınmada kesinlikle en ucuzu kömürdür.”
DOĞAL GAZA ZAM GELMESİ DURUMUNDAEtimesgut Güzelkent Mahalllesi’nde meydana gelen olayda, karbonmonoksit gazından zehirlenen Osman Yoldaş (54) hayatını kaybetti. İstanbul’dan Ankara’ya misafir olarak geldiği belirtilen Yoldaş’ın, soba borularının devrilmesi sonucu sızan gazdan zehirlendiği kaydedildi. Olayda ev sahibinin 12 yaşındaki oğlu Cahit Kurt da, tedavi altına alındı.Keçiören Etlik Ayvalı Mahallesi’nde meydana gelen olayda ise Aygül Köpre (27) de, şofbenden sızan karbonmonoksit gazından zehirlenerek yaşamını yitirdi.
Zanlıların evlerinde yapılan aramada, çok sayıda molotof, havai fişek ve kazma ele geçirildi. Diyarbakır Valiliği tarafından yapılan açıklamada, Bismil İlçe Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Büro Amirliği ekiplerinin, 27 Aralık’ta bölücü terör örgütü adına polis araçlarına, PTT şubesine ve yola molotofkokteyli atan 5 kişiyi yakaladığı belirtildi. Gözaltına alınan kişilerin evlerinde yapılan aramalarda, çok sayıda atılmaya hazır molotof kokteyli, 12 adet patlamamış havai fişek, 1 adet kazma ve çok sayıda örgütsel doküman ele geçirildiği kaydedildi. Yakalanan kişilerin, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildiği ifade edildi.
Karayolları Genel Müdürlüğü, otoyol ve boğaz köprülerinin geçiş ücretlerinin, 2 Ocak 2010 Cumartesi günü saat 24.00′ten itibaren geçerli olmak üzere yeniden düzenlendiği ve otoyol ve köprü geçiş ücretlerine ortalama yüzde 13.91 oranında artış yapıldığını bildirdi. Karayolları Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, otoyol ve boğaz köprülerinin geçiş ücretlerinin, 2 Ocak 2010 Cumartesi günü saat 24.00′ten itibaren geçerli olmak üzere yeniden düzenlendiği belirtildi.Türkiye’de köprü ve otoyol ücretlerinin yıllık enflasyon oranı, işçilik ve malzemelerdeki artışların otoyol bakım işletme maliyetlerine etkisi dikkate alınarak belirlendiği hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:”En son düzenleme 29 Nisan 2007 tarihinde yapılmıştır. Türkiye İstatistik Kurumunun tüketici fiyatlarına (TÜFE) ve işçilikte kullanılan alt sektörlerin TÜFE değerlerinin ortalamasına göre, 2007 yılı Nisan ayından 2009 yılı Aralık ayına kadar geçen sürede oluşan enflasyon oranı yüzde 14.96′dır. Bu kapsamda otoyol ve köprü geçiş ücretlerine ise ortalama yüzde 13.91 oranında artış yapılmıştır.Tüm geçişlerde OGS sistemini teşvik etmek, yaygınlaştırmak ve trafik akışını hızlandırmak amacıyla yüzde 20′lik OGS indirimi aynen devam ederek, KGS abonelerine uygulanan yüzde 20′lik indirim uygulamasına son verilmiştir. Ayrıca, motosikletlere uygulanan yüzde 30′luk KGS indirimi yüzde 20 olarak belirlenmiştir.Yeni düzenlemeye göre, otoyollarda otomobil için en yakın mesafe ücreti olan 1.25 TL, 1.50 TL’ye; en uzak mesafe ücreti olan 11.50 TL, 13.25 TL’ye çıkarılmıştır. Boğaz köprülerinde ise otomobiller için uygulanan 3.25 TL geçiş ücreti 3.75 TL olarak belirlenmiştir.”Araç sınıflarına göre, boğaz köprüleri geçiş ücret tarifesi şöyle:Katil zanlısı için mahkemenin verdiği 17 yıl hapis cezasını yetersiz bulan anne Sehergül Doğan, cezanın az olması nedeniyle kararı bozan Yargıtay’a teşekkür ediyor. Taksim gibi kalabalık mekanlara elini kolunu sallayanın silahla gezememesi gerektiğini ifade eden Baba Doğan ise, “Tabii insanlar eğlenebilmeliler. Ancak, Böyle yerlerde güvenlik olması lazım. Psikopatın birinin kafası bozuluyor ve ateş ediyor. Gençlerimiz ölmesin. Yaşasın.” ifadelerini kullandı. Baba Doğan, oğlunun makine mühendisi olmak istediğini söyledi. 2007 yılının ilk gecesi başına isabet eden mermi nedeniyle yaşamını yitiren Adem Doğan’ın anne ve babasının acıları halen ilk günkü gibi taze. Oğullarından her bahsedildiğinde göz yaşlarını tutamayan Anne Sehergül ve Baba Ahmet Doğan, tek erkek evladını kaybetmenin acısını yaşıyor. Yaşadıklarını anlatırken güçlükle konuşan ev hanımı Anne Doğan, “Aradan geçen 3 yıl sizin için nasıldı? sorusunu hıçkırıklara boğularak, güçlükle cevap veriyor. Oğlunun ölümüyle kendi hayatının sonlandığını belirten Anne Doğan, “Işık sönünce o ışık bir daha yanmıyor. Ama ne yapacaksın? hayat sürüyor. Sürekli oğlumun yattığı Cebeci Mezarlığı’na gidip geliyoruz. Yılbaşlarında hep oğlumu hatırlıyorum.” diyor.Geçtiğimiz yıllarda yılbaşı ile kurban bayramının aynı güne denk geldiğini ifade eden Doğan, “Kurban bayramında evladımın kurban olduğu aklıma geliyor. Oğlum resmen Taksim’in göbeğinde kurban edildi. Ne istediler benim oğlumdan? Bilmiyorum ki. Onun başarısını mı kıskandılar? Gözlerine bakamıyorum senin (Muhabire). Aynı Adem’in gözleri. İnşallah şansın ona benzemez. Kaderin güzel olur.” diye konuştu. Adem’in ölümünden sonra hastalıklardan kurtulamadığını dile getiren acılı anne, birçok kez ameliyat olduğunu ve en sonunda kendisine kanser teşhisi koyulduğunu söyledi. “MÜEBBET HAPİS VERİLMELİ Kİ SUÇ İŞLENMESİN”Oğlunun katil zanlısına verilen 17 yıllık hapis cezasının az olduğu gerekçesiyle Yargıtay’dan döndüğünü kaydeden Doğan, “Zaten 17 yıl hapis cezası azdı. Benim gaddarlığımdan değjl. Bu affedilecek ceza değil. Müebbet verilmeli ki, insanlar suç işlemesin. Cezalar caydırıcı olsun, örnek olsun.” ifadelerini kullandı. Yılbaşı arifesinde gençlerin bilmedikleri mekanlarda eğlenmemesi konusunda nasihatler veren Doğan, “Tabii ki yılbaşında eğlenilir. İlla ki Taksim’de mi eğlenmek gerekiyor? Herkes ailesiyle otursun eğlensin. Dışarıda ne kötülük geleceği belli olmuyor. Gençler arkadaşlarının yüzünün güldüğüne aldanmasın. Gençlere tuzak hazırlanıyor. Adem’in bir sürü arkadaşı vardı. Her zaman arkadaşlarıyla övünürdü. Hani! Nerede şimdi bir tanesi? Şimdi hiçkimse yok.” şeklinde konuştu. “OĞLUM MAKİNE MÜHENDİSİ OLACAKTI”Adem’i güçlükle okuttuğunu anlatan fayans ustası Baba Ahmet Doğan, “Biz oğlumuzun eline silah vermedik. Okuyup adam olsun diye kalem verdik. Adem makine bölümünde okuyordu. Makine Mühendisi olmak istiyordu. Ancak, olamadı. 20 senelik ömür vedesi varmış.” dedi. Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan oğlunun katil zanlısına 17 yıl hapis cezası verildiğini ve bu kararın da Yargıtay tarafından bozulduğuna dikkat çeken Baba Doğan, “17 yıl çok az bir ceza. Hakim gerçi cezayı yeterli bulmadı ve dosyayı geri gönderdi. Ancak şahıs, müebbetle yargılanmalı. Oğlum kimsenin ekmeğini almamış, suyunu gasp etmemiş, tarlasına el koymamış. Hiçbir şey yapmamış. Adamın biri gelsin çocuğu vursun ve 5-6 sene hapis yatsın, çıksın. Bu olacak iş değil.” ifadelerini söyledi. “ADEM’İN TELKİNLERİYLE SİGARAYI BIRAKTIM”Oğlunun çok sakin ve akıllı biri olduğunu vurgulayan Baba Doğan, uzun yıllar içtiği sigarayı da, oğlunun telkinleriyle bıraktığını söyledi. Adem bana sigaranın kötülüğünü anlattığından beri, 10 yıldır sigara içmiyorum. Allah mekanını cennet etsin.” diye söyledi. Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Yüksek Okulu öğrencisi Adem Doğan, 2007 yılbaşında arkadaşlarıyla gittiği Taksim’deki eğlenceler sırasında başına isabet eden kurşunla hayatını kaybetmişti. Olayın ardından gözaltına alınan, “hırsızlık”,”bıçakla yaralama” ve “küçük yaşta kızı alıkoyma” suçlarından sabıkalı Yakup Tayfur tutuklanmıştı. Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık Yakup Tayfur 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cezanın az olduğuna karar veren Yargıtay ise kararı bozarak, dosyayı yeniden ilgili mahkemeye gönderdi. Yargıtay’ın kararına sevinen Doğan ailesi ise emsal teşkil etmesi için, sanığın müebbet hapis cezasıyla yargılanmasını istiyor.Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, ”Türk Silahlı Kuvvetleri olarak, ebedi Başkomutanımız Atatürk’ün engin düşüncelerinin rehberliğinde yürüttüğümüz tüm faaliyetlerimizle, güçlü bir Türkiye idealine ulaşmanın gayreti içindeyiz” dedi. Orgeneral Başbuğ, Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde Türk Silahlı Kuvvetlerin mensuplarına hitaben yayımlanan yeni yıl mesajında, uygarlık yolunda daha iyiye ve daha güzele ulaşma adına tazelenen umutlarla, yeni bir yılı karşılamanın coşkusunu yaşadıklarını belirtti. Orgeneral Başbuğ, mesajında şunları kaydetti:”Türk Silahlı Kuvvetleri olarak ebedi Başkomutanımız Atatürk’ün engin düşüncelerinin rehberliğinde yürüttüğümüz tüm faaliyetlerimizle, güçlü bir Türkiye idealine ulaşmanın gayreti içindeyiz.Vatanın gayretli kimselerin omuzları üzerinde yükseleceğine inanarak çalışan nitelikli personelimizle, enerjimizi başka alanlarda tüketmeden, emin adımlarla bu hedefe doğru ilerlemeye devam ediyoruz. Güçlü sağduyusu ve daima yanımızda hissettiğimiz güveni ile yüce ulusumuzun, bu faaliyetlerde özveriyle çalışanları, minnet ve şükran duygularıyla hatırlayacağına inanıyoruz.Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyetimizin kurucusu Yüce Atatürk ve silah arkadaşlarını, Türk milletinin birlik ve beraberliği için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi şükranla anar; sağlık, mutluluk ve başarı dileklerimle Türk Silahlı Kuvvetlerinin fedakar mensuplarının, emeklilerinin ve aile bireylerinin yeni yılını en içten dileklerimle kutlarım.”Bunlar arasında; görüşmeleri yarım kalan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı, Kamu Düzeni Güvenliği ve Müsteşarlığı Kanun Tasarısı, üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışması, Hukuk Muhakemeleri Kanun Tasarısı, yeni vakıf üniversiteleri kurulması, Türkiye ile çeşitli ülkeler arasında imzalanan uluslararası anlaşmaları içeren çok sayıda tasarı bulunuyor. Yeni yılın ilk haftalarında, bazı tasarı ve tekliflerin yasalaşmasına öncelik verilecek. Gündemin ön sıralarına alınan yurt dışından serbest bölgeye getirilen mallar üzerinden alanına binde 5′lik ücretin binde 1′e indirilmesi, serbest bölgeden Türkiye’ye mal girişinde alınan binde 5′lik ücretin de binde 9′a çıkarılmasını öngören tasarı, yeni yılın ilk haftasında Genel Kurulda görüşülecek. Türkiye, Avusturya, Bulgaristan, Bulgaristan, Macaristan ve Romanya arasında Nabucco Projesi hakkında imzalanan uluslararası anlaşma da Ocak ayının ilk yarısında Genel Kurulda ele alınacak. Projeyle, Türkiye’nin doğu ve güney sınırlarından temin edilecek doğalgazın sırasıyla Türkiye, Bulgaristan, Romanya ve Macaristan üzerinden Avusturya’nın Baumgarten kentine ulaştırılması hedefleniyor. Proje Hakkında Anlaşma ise doğalgaz boru hattı kapasitesinin kullanım esasları, doğal gazın serbest geçişinin güvence altına alınması, vergilendirme, oluşturulacak Nabucco Komitesinin yetkileri ve olası anlaşmazlıkların çözüm yöntemleri hakkında düzenlemeleri içeriyor. TOKİ’ye devredilen arazi ve arsaların, arazi vergisinden muaf olmasını öngören yasa tasarısının da Ocak ayında yasalaşması bekleniyor. Genel Kurul gündeminde, milletvekilleri tarafından verilen 410 genel görüşme ve Meclis araştırması yapılmasına dair önerge bulunurken, çeşitli konulara ilişkin 652 sözlü soru önergesi de yanıt bekliyor. Meclise gelen dokunulmazlık dosyalarının sayısı ise 531′e ulaştı. Bu dosyaların 74′ü hakkında dokunulmazlığının kaldırılmasının dönem sonuna ertelenmesi kararı verilirken, 75 dosya hakkında oluşturulan hazırlık komisyonları, bu konudaki çalışmasını tamamlamamıştı. Bunlarla birlikte 457 dosya hakkında hiçbir işlem yapılmadı.TŞOF Başkanı Apaydın, yaptığı açıklamada, ”İki yıldır üst üste zorunlu trafik sigortasına yapılan zamlar taksiciye, dolmuş ve otobüs taşımacılığı yapan esnafa vurulmuş bir darbedir.
Zaten piyasada işler durdu. Akaryakıta gelen zamlar, artan vergiler, amortisman giderleri, yetki belgesi, SRC belgesi ücretleri derken şimdi de sigorta primlerine yapılan zamlar ticari taşımacılık yapan esnafın belini bükmüştür” dedi.”Dün 575 lira olan zorunlu sigorta primlerinin, bugün İstanbul’da 1.993 liraya, Ankara’da 1.224 liraya, İzmir’de 1.070 liraya yükseltilmesi kabul edilemez” diyen Apaydın, şöyle devam etti:”Sigorta şirketleri zararını taksiciye, dolmuşçuya, otobüsçüye yani kamu hizmeti gören esnafımızın üzerine yüklemiştir. Sigorta primlerinde esas alınan 17 bin 500 liralık teminat hususi otomobil ile ticari araçlara aynı tutulmasına rağmen, yapılması zorunlu olduğu için haksız olarak ticari araçlara 4 kat fazla prim artışı uygulanıyor. Üstüne A şirketi başka, B şirketi başka fiyat uygulamasını esnaf takip edemiyor. Bu haksızlıkta ortadan kaldırılmalı.”Taksimetre ücretlerine zam istediklerinde tepki veren yetkilileri şimdi göreve çağırdıklarını belirten Apaydın, şu ifadeleri kullandı:”Sigorta primlerine enflasyon oranının 4 katı yapılan zam geri alınmalıdır. Taksicinin kazancında aynı oranda artış olmuş mu? Bu kadar rahat zam yapılıyor. Hususiye uygulanan hesaplama ticariye neden uygulanmıyor? Piyasaların durgun seyrettiği bir dönemde böyle bir artışı esnaf kaldıramaz.”Başkan Demirören, Beşiktaş Dergisi’nin Ocak ayı sayısında yer alan yazısında, siyah-beyazlı taraftarlara seslendi. 2009′un Beşiktaş’ın başarılarıyla dolu bir yıl olarak geride kaldığını vurgulayan Demirören, şöyle devam etti:”Beşiktaş’a gönül verenler için 2009′un çok önemli bir yeri olacak. Çünkü 2009, Beşiktaş’ın şampiyonluklarını çifter çifter kutladığı bir yıldı. Çünkü 2009, hepimizin Siyah Beyaz tek bir yürek olduğu, içimizdeki Beşiktaş aşkını, coşkusunu sokaklara, meydanlara taşıdığımız bir yıldı. Çünkü 2009, BJK Fulya Süleyman Seba Kompleksi’nin açılış kurdelesini keserek, yarım asırlık mücadeleyi sonuçlandırdığımız bir yıldı.”Başkan Demirören, yepyeni bir yılı karşılamanın heyecanı içinde olduklarını anlatarak, ”2010′un da sevinç, gurur ve kutlamalarla dolu, şanlı tarihimize yeni zaferlerin eklendiği, yine bir Beşiktaş yılı olacağına yürekten inanıyorum. Yeni yıl, Beşiktaş’ın birlikteliğinden doğacak büyük zaferlerin şahidi olacaktır” dedi. Yıldırım Demirören, Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün, 1903 yılından beri hep geleceğe dönük büyük düşünenlerin kulübü olduğunu belirterek, ”Bu kartal başarılarını, bakışlarını geleceğe çevirerek sağlamıştır. Yine öyle olacaktır. Her zaman ileriye bakacağız, her zaman en yüksekte olacağız, her zaman en hızlı koşacağız. Yeni yılın tüm camiamıza sağlık, başarı ve mutluluk getirmesini temenni ediyorum” diyerek yazısını tamamladı.Edirne Milletvekili Necdet Budak’ın Keşanspor’a transfer olması dolayısıyla tören düzenlendi.Keşanspor Yönetim Kurulu Başkanı Güray Koşan ile yönetici Ragıp Taş’ın hazır bulunduğu törende, Budak, kendisini Keşansporlu yapan sözleşmeyi imzaladı. Budak, imza törenin ardından yaptığı açıklamada, 45 yaşında olduğunu ifade ederek, Keşanspor’un 3. Lig’e çıkabilmesi için futbolcu olarak üzerine düşen görevi yerine getireceğini söyledi.Keşanspor’a tüm sivil toplum örgütlerinin ve vatandaşların sahip çıkması gerektiğini belirten Budak, daha sonra Keşanspor’un İzzetiye köyü futbol sahasında yapılan antrenmana katıldı. Budak, antrenman sonrası yaptığı açıklamada da şunları kaydetti:”Keşanspor ile futbolcu olarak sözleşme imzaladım. Kendime güveniyorum. Zaten TBMM takımında da oynuyorum. Ankara’da da antrenmanlara devam ediyorum. Bugün yapılan Keşanspor antrenmanına da katıldım. Formundayım ve yapılan çift kale maçta 2 gol attım. Lig maçlarında da atacağım gollerle Keşanspor’u önce Edirne Ligi’nde şampiyon yapmak için gayret göstereceğim. Daha sonra 3. Lig’e terfi maçlarında da oynayacağım. Hep birlikte Keşanspor’u 3. profesyonel lige taşıyacağız. 50 yaşına kadar futbol oynamayı düşünüyorum.”Keşanspor Yönetim Kurulu Başkanı Koşan da milletvekili Budak’ın transferinden mutlu olduğunu ve kendilerine güç verdiğini sözlerine ekledi.Resmi plakalı bir araçla Anayasa Mahkemesi’nden gelen bir yetkili, tebliğ zarfı içerisindeki kapatmaya ilişkin gerekçeli kararı, kapatıldıktan sonra Barış ve Demokrasi Partisi tarafından kullanılan DTP’nin eski genel merkezine getirdi.Anayasa Mahkemesi yetkilisi tebliğ zarfını, kapatılan DTP’nin yetkililerine teslim ederek buradan ayrıldı.İddiaya göre, ilçenin Arapzade Mahallesi Altınoğlu Sokak’ta oturan Mustafa Pehlivan (72), 4. katta bulunan evinin balkonuna çıktı. Pehlivan, tükürmek isterken dengesini kaybetmesi sonucu balkondan düşerek hayatını kaybetti.Cumhuriyet Savcısının ölümü şüpheli bulması üzerine olayla ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi.Alınan bilgiye göre mahkeme, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının takipsizlik kararına yapılan itirazı Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi karara bağladı. Mahkeme, Paksüt’ün dinlenildiği iddialarına yönelik Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ilgililer hakkında verdiği ”kovuşturmaya yer olmadığı” kararını kaldırdı. Paksüt, Ankara’da kendilerini bir aracın takip ettiği ve izinsiz dinlendikleri iddiasıyla emniyet görevlileri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Paksüt’ün dinlendiği ve izlendiği hususunda yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle ”kovuşturmaya yer olmadığına” karar vermişti.Alınan bilgiye göre, Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Bilişim Suçları Büro Amirliği ekipleri, istihbarat çalışmaları sonucu H.İ.Y. ve M.A.K’nin elde ettikleri kart bilgileri ili kopya kart üretimi yaptıklarını belirledi.Çete mensuplarının kartları Mersin ve Adana’da kullanarak nakit paraya dönüştürecekleri bilgisini elde eden ekipler, iki kentte eşzamanlı düzenledikleri operasyonda M.A.K, H.İ.Y, İ.E, Y.T. ve A.U. gözaltına alındı.Zanlıların ev ve iş yerlerinde yapılan aramada 9 adet kopyalanmış kart, hazır halde 480 adet manyetik şeritli kart, kart kopyalamada kullanılan 2 rulo halinde dye film, dizüstü bilgisayar ile 10 gram esrar ele geçirildi.Sorgulamalarında suçlarını kabul eden zanlılardan bazılarının 5 yıl önce de aynı suçla yakalandıkları ve cezaevinden yeni çıktıkları belirlendi.Zanlılar, sorgulamalarının ardından adliyeye sevk edildi.Kuala Lumpur Yüksek Mahkemesi, Hristiyanların Allah kelimesini kullanmasının anayasal hakları olduğunu vurgulayarak, hükümetin Müslüman olmayanların Allah kelimesini kullanmasını yasaklamasının yasa dışı olduğunu bildirdi.Malezya’daki Roman Katolik Kilisesi 2007 sonunda, hükümetin Müslüman olmayanların yayınlarında Tanrı kelimesini Allah olarak çevirmelerini yasaklaması üzerine dava açmıştı.Hristiyanlar, azınlık gruplarının dini mağduriyetlerinin sembolü haline gelen davadan sonra, mahkemenin kararının Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkede dini özgürlük için zafer olduğunu belirtti.Malezyalı yetkililer, Allah kelimesinin İslami bir kelime olduğunu ileri sürerek, Tanrı’yı ifade etmek için sadece Müslümanlar tarafından kullanılabileceği ve diğer dinlerce kullanımının yanlış olacağında ısrar ediyordu.Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki tutuksuz yargılanan 11 sanığın katılmadığı duruşmada, Jandarma Genel Komutanlığı’na gönderilen ”JİTEM” adlı bir birimin olup olmadığı, var ise hangi tarihte kurulduğu, faaliyetine devam edip etmediği, iddianamede belirtilen kişilerin kuruluşa üye olup olmadıkları” sorularını içeren yazının cevabı ile Maliye Bakanlığı’ndan iddianamedeki diğer sanıklarla ilgili ”çalıştıkları birim JİTEM” şeklinde belirtilen bir bordronun olup olmadığının sorusunu içeren yazının cevabı okundu.Jandarma Genel Komutanlığı’nın gönderdiği yazıda, bünyelerinde böyle bir birimin bulunmadığı belirtilirken, Maliye Bakanlığı’ndan gelen yazıda da ‘JİTEM” adı altında bir harcamanın tespit edilmediği cevabı verildi.Mahkeme heyeti, kısa bir aradan sonra, dosyada görevsizlik kararı vererek, yargılamanın özel yetkili mahkemede yapılmasını kararlaştırdı.Diyarbakır, Mardin, Batman ve Şırnak’ta çeşitli tarihlerde birden fazla adam öldürme, kundaklama ve bombalama eylemi gerçekleştirdikleri iddiasıyla yargılanan ve aralarında terör örgütü PKK itirafçılarının da bulunduğu 11 sanıklı ”JİTEM” davasında, mahkeme, görevsizlik kararı verdi. Atılı suçlamaları ”Silahlı örgüt kurmak” kapsamında değerlendiren mahkeme, yargılamanın Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesini kararlaştırdı. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz yargılanan 11 sanık katılmazken, müdahil avukat Tahir Elçi ve bazı sanık avukatları hazır bulundu.Pandev’in, eski takımı SS Lazio ile arasındaki sözleşmeden çıkan uyuşmazlığın çözülmesi durumunda FC Inter’e transfer olması bekleniyor. Mavi-siyahlı ekibe transferinin gerçekleşmesi durumunda iyi işlere imza atacağını söyleyen 26 yaşındaki Pandev’in, SS Lazio forması altında 159 maçta 48 golü bulunuyor. Goran Pandev, 2001-2004 yılları arasında da FC Inter’de görev almıştı.












